Yazar, Filistin'deki çocukların yaşam koşullarının yetişkinliğin anlamını sorgulatırken, Türk çocuklarındaki artan öfke ve dijitalleşme sorunlarını gözden kaçırmadığımızı savunuyor. Temel argümanı, gündem kurbanı olup unuttuğumuz gerçekliklerin, sistemik bir değişimin işareti olduğu yönündedir – peki biz sadece unutmakla mı yetineceğiz, yoksa bu çatışmaların kökündeki eşitsiz güç ilişkilerine mi odaklanmalıyız?
Yetişkin kimdir
Ruhen yetişkin olmak nasıl bir şeydir
Bunu anlamak için Filistinli çocuklara yakından bakmak gerek...
Geçenlerde bir Filistinli çocuk, "Büyüyünce ne yapmak istersin" sorusuna (ki ne kadar çocukça bir sorudur) hiç ezilip büzülmeden ve sakin biçimde şöyle cevap veriyordu: "Biz büyüyemeyiz. Her an vurulabilir, öldürülebiliriz; bizim hayatımız böyle."
***
Bir elinde boyu kadar su bidonu, öteki kolunda minik kardeşi...Ötelerde bir yere doğru sabırla yürüyen Gazzeli çocuk...
Su almaya giderken vurulmuş küçücük kız çocuğu ve başında bekleyen ağabeyi...
Hâlâ bu fotoğrafları görüyor, bu sosyal medya hesaplarını takip ediyor musunuz
Neden soruyorum
Çünkü gündem kurbanıyız hepimiz...
Unuttuk bu çocukları; Gazze'yi unuttuk...
Çok sert bir soru var şimdi önümüzde...
Onları tekrar hatırlarsak, neye yarayacak
***
Uluslararası dengeler...Böyle bir kalıp var malum...
TV tartışmacıları, köşe yazarları, yorumcular bu kalıbı kullanmadan iki çift laf edemezlerdi yakın zamana kadar...
Nasıl da inanırlardı...
Oysa palavraydı...
Ve nihayet bitmiş görünüyor.
Açık güç ilişkilerine, gizli ya da açık hesap kitaplara geri dönüldü...
Denge yok, herkes fırsat kolluyor, güçlüler ve güçsüzler arasındaki geçici "barış" durumu dengeye değil, son tarihi belirsiz bir "bekleme"ye dayalı artık...
Eh, doğruya doğru...
Bu gerçekçilik büyük dünya savaşları öncesinde ortaya çıkar.
***
Çocukları dijital dünyadan uzak tutacağız, tamam!Bu işler yasa zoruyla ne kadar olur, pek emin değilim. Yine de şu dönemde

2