Geçiyor o günler...

"Ekmek elden, su gölden" dönemi bitince telaşlanmamıştık...
Hepsi marketten, günü gününe olacak, dediler...
Bunu becerdiler de...
En uzak coğrafyaları birbirine bağladılar...
En tazesiyle, en lezzetlisiyle, en geniş çeşit yelpazesiyle...
Raflar doluydu...
O kadar ki...
En sonunda hizmeti marketten kapımıza kadar taşımaya başladılar...
Benzin ve mazot mu
Kuyruklar tarih olmuştu...
Parasını veriyorsan düdüğü çalıyordun...
Elektronik eşyamız bozulunca ya yenisini alıyorduk ya da hemen yedek parçası geliyordu...
İşte "küresel bir köy" olarak dünya buydu...

***

Fakat şimdi işler sarpa sarmaya başladı...
Soru açık...
Bölgesel savaşlar global tedarik zincirini bozacak mı
Yokluk sıradan gerçekliğe dönüşecek mi
TV kanallarında pek görmüyorsunuz bu soruları ama kamu yönetimi için hayati önemdeler...
Hükümetler "full time" çalışıyorlar bu konuda...

***

Tedarik zinciri...
Bu terimi aklınızda tutun çünkü 21. Yüzyılın bu döneminin en önemli meselesi olacak...
Gıda ve enerji güvenliği kavramlarını da bir kenara yazın...
İş para ve fiyat sorunu olmaktan da çıkıyor.
Güvenlik baş mesele...
Güvenlik yoksa, parasını versen de hammadde sana ulaşabilir mi

***

Şu sıralarda dijital teknolojinin yeni ürünleri ve elektronik alet reklamları zirve yapıyor...
İyi de hiç konuşmadığımız şeylerden biri de iki yıldır süren küresel çip krizi...
Kısa zamanda çözülecek gibi de görünmüyor.

***

Aslında pandemide bu işin testi yapıldı...
Halkların direncini, ulusal ekonomilerin dayanma güçlerini test ettiler...
Ah şu pandemiyi bir virüs marifeti sanan medya yorumcuları, size ne diyeyim!..