Daha ne kadar zaman uzaktan bakacağız

Soralım bakalım çocuklarımıza...
Zorbalığı soralım...
Akran zorbalığını...
Araştırmalara göre her dört çocuktan üçünün (özellikle okuldayken) maruz kaldığı akran zorbalığı konusunu açalım ve soralım...
Siz çocuklar...
Zorbalığın eninde sonunda kaybedeceğine inanıyor musunuz
Zorbaların hak ettikleri cezaları alacaklarına inanıyor musunuz
Siz yavrular, evlatlar...
Neredeyse her gün tanık olduğunuz sözlü veya fiziksel şiddetin bir gün biteceğine inanıyor musunuz, diye soralım.
Cevapları biliyorsunuz, değil mi

***

Siz yetişkinler...
Siz ebeveynler...
Hele siz siyasetçiler...
Ve eğitimci bürokratlar...
Çocukların vereceği açık, net cevapları işitmeye gönlünüz razı gelecek mi
Biliyorsunuz, çünkü...
"Evet" demeleri gerekir ama "hayır!" diyecek çocuklar...
Çocuklarımız akran zorbalığının elbette bir gün biteceğine, zorba çocukların eninde sonunda kaybedeceğine artık inanmıyorlar...
Zorbalık zihinlere yerleşen "normalleştirme" ve teslimiyetten kazanıyor...
Sokak kabadayısı gibi okulları susta durduran oğlan ve kız çocukları buradan güç devşiriyor.

***

Bu noktaya nasıl geldik yahu
Yıllar boyu "Yok, bizde olmaz" dediğimiz şeyler, nasıl oluyor ve giderek yaygınlaşıyor
Dört beş çocuğun, kurban belledikleri sessiz bir çocuğu her gün aralarına alıp canını yakmaları mesela...
Kolonyanın temizlenmek için değil, akranını yakmak için kullanılması mesela...
"Çirkin" kelimesinin neredeyse bütün yaşlarda akran zorbalığının silahı hâline gelmesi mesela...

***

Hâlâ en sakin insanı bile öfkeden delirtecek