Bir tat yazısı

Sofistike restoran kültürü ile sade aile sofraları arasında değer yargısı koyan yazar, hangisinin hakiki mutluluğu sunduğuna dair sorgulamıyor muyuz?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, çocuklarıyla basit bir balık lokantasında yaşadığı sıcak anları, pahalı şef restoranlarının yapay derinliğine karşı koyuyor. Medyanın sofistikasyonu över onu bir ahlak kriziyle ilişkilendirirken, yazarın kilit argümanı: hakiki tatminin emek ve muhabbetten, değil gösterişten kaynaklandığıdır. Peki, ekonomik hiyerarşisiz bir beslenme kultürü gerçekten mümkün mü?

Yol uzun...
Giderken ara ara pencereleri açıyoruz...
İçerisi uzak ve sakin kıyı kasabaları gibi kokuyormuş...
Sonra ballarım birazdan yiyecekleri minik karidesleri zihinlerinde tek tek saymaya başlıyorlar...
Biz yetişkinlerin derdiyse, enfes balık çorbası...
Lakin hepsi hikâye...
Esası ne mi
O salaş mekânda hep birlikte olmaktan duyduğumuz sevinç...

***

Epey eski zaman...
Hayatıma yetişkin işi serüvenci aşkların hükmettiği yıllardı...
Benim gibi "yaşam kültürü"yle az çok ilgili olan medyacıların çok sıradan bir şeymiş gibi "Madrid'e gittiğimizde San Sebastian'a da geçip şahane pinçoslar atıştırsak mı" türünden sorularla yatıp kalktıkları zamanlar...
Ve kendimi birdenbire orada;
Beykoz Gül Balık'ta bulmuştum...
Odunlar sobada çıtır çıtır yanıyordu...
Lüfer mevsimi miydi
Yoksa basit bir istavrit tava mı çekmişti canım
Eve gitmeden şurada nefsimi öldüreyim demiştim galiba...
Tek başımaydım...
Ve o gün başlayan mekânla dostluk bağım şimdi ballarımla beraber ve aynı sıcaklıkta sürüyor.

***

Şimdilerde sofistike tatlardan, ünlü lokantalardan söz eden yazarları okuduğumda...
Satırlar arasında zaman zaman gizli bir "manevi arayış"ın izlerini görüyorum...
İyi de böylesine çoğaltılmış doyumsuzluğun arasından bir "mesih" çıkıp gelebilir mi
Hele bazılarının hafiften dolandırıcı bir ruha sahip olduğu ortaya çıkan şefler ile lokantaya sermaye koyan karanlığın ortaklığından ne çıkabilir
Hem minicik tabaklar için ruhun böyle perende atışları artık garibime gidiyor...