Bayram ziyaretlerinde 'insan' olmak!

Bayram geçti gitti ama hepimizde izleri kaldı...
Gelişi ve gidişi eziyetli ama buluşması güzel akrabalıklar...
İçli ve sevinçli tanışıklıklar...
Kişiye özel mesajlaşmalar ve telefonlaşmalar...
Ve yalan yok, bazen mecburen, mecburiyetten sohbetler...
Bazen de hatıraların doldurmakta zorlandığı bir boşluk duygusu...
Ama ille de çocuklar...
Çocuklar olmadan bayram, bayram olmuyor...

***

Peki ya ergenlik ve lise çağı çocukları..
Hepimiz biliriz ki, iyi bir harçlıktan başka hiçbir şey bu yaş grubunun içindeki sıkıntıyı bastıramaz...
Derken akrabaların can sıkan soruları ve tırmalayıcı merakları sahne alır...
Dersler nasıl
Notların iyi mi
Mezun olunca ne yapmayı düşünüyorsun
Gelecek planın var mı
Hele yetişkinler arasında, "Bizim oğlan zort başarısı elde etti, sizinki ne yaptı" sohbetleri vardır ki, bayramın ruhunu karartmaya birebirdirler...
Her bayram...
Herhalde bu tatsız alışkanlık artık terk edilmiştir diye hayal kurarım...
Sonra görürüm ki, aynı tas aynı hamam devam ediyoruz.

***

Geçen gün sosyal medyada gördüm...
Eğitimci ve yazar Salih Uyan, bu bayram öncesi gençlere "Bırakın akrabalar ne soracaklarsa sorsunlar, hemen travmalarınız tetiklenmesin" tavsiyesinde bulunmuştu...
Ama okurlarından öyle yakınmalar gelmiş ki, ağzı açık kalmış...
"Meğer kanayan yarayı ellemişim...
Bayram ziyaretleri gladyatör arenası gibiymiş" diyor Uyan:
"Çocuğu sınav kazananlar, kazanamayanları aşağılıyor, çalışan işsizi, yüksek maaşlı düşük maaşlıyı hırpalıyor." Sorarsan...