Barışa ihtiyacımız var, size değil...

Pakistan Başbakanı Şerif'in barış anlaşmasını duyurduğu cümlelere dikkatle baktınız mı
Şöyle:
"Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir barış anlaşmasına varıldığını memnuniyetle duyuruyoruz. Her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir."
İçinizden "Yahu Lübnan'da ABD değil, İsrail savaşmıyor muydu" diye sormuşsunuzdur...
Çünkü size medyada ABD ile İsrail sanki birbirinden çok ayrı fakat geçici olarak ittifak eden ülkelermiş gibi bir şeyler anlatılıyor...
Ama Tahran masaya "Tamam, Hizbullah demek, ben demek... Barış olacaksa, Hizbullah operasyonlarını durdururum, ya sen Netanyahu'yu ne yapacaksın" diyerek oturduğunda...
Gerçek bir kez daha kabak gibi ortaya çıkıyor işte!
Washington da "Büyük İsrail" kimliğini takınıp mutabakatı kabullenmek zorunda kalıyor...

***

Barış, ateşkes, geçici veya kalıcı mutabakat...
İyidir elbette hepsi...
Dünyanın buna ihtiyacı var...
Sade insanın soluk almaya ihtiyacı var...
Ama aylardır ekranlarda antiemperyalist takılan ve barış olacağı ortaya çıkınca haykıra haykıra "Eh, İran kafasına bombaları yiyince savaş gerçeğini kavradı arkadaşım!.. Tabii barışa razı olacak, tabii ki nükleerden vazgeçecek" diyerek kıkırdamaya başlayan yorumculara hiç ihtiyaç yok!

***

Yalanlar, dolanlar...
Ve bu arada...
Tadı muhtemelen kalıcı olarak kaçan Körfez ülkeleri...
Körfez'deki savaş yüzünden ekonomisi sarsılan Avrupa Birliği...