Bahar mı geliyor, yaygın bir savaş mı - HAŞMET BABAOĞLU

Penceremin dibindeki ceviz, biraz ilerideki vişne, az ötedeki badem...
Hepsi baharı bekliyorlar...
Bir ikisinin dalları tomurcuklanmaya başladı bile...
Oysa kentsel dönüşüm vakti yaklaşıyor, çoğu kökünden sökülecek, her boşluğa bir konut yerleştirilecek; belki bunu bildiklerinden üzerlerinde garip bir durgunluk var, hissediyorum.
Size onlardan bahis açayım istiyordum.
Ama geçiniz!
Sabah siyonist saldırı haberiyle uyandık...
Asıl beklediğimiz buydu, yalan mı
Şimdi bahardan falan söz etmek zor...

***

Haberleri mi takip edeyim, yoksa kitaplığımda bana göz kırpan ve düzenlenmeyi bekleyen not defterlerimi mi karıştırsam
80'lerden bile üç defter var, sonrası boşluk ve 2000'ler...
Camus'nun Veba'sından aldığım notlar hangisinde acaba
Yine Google'a bakmalı...
Veba'nın kahramanı bir yerde diyordu ki: "Bir savaş patladığında insanlar, 'Uzun sürmez, bu çok aptalca!' derler. Ama böyle olması uzun sürmesini engellemez.
Budalalık hep ayak direr..."

***

Ben bu satırları yazarken TV açık...
Her kanal akademisyenlerle bağlantı kurmuş, savaşı soruyor...
"Çatışma diyalektiği"nden söz ediyor biri; içimden "Hay dilini eşek arısı soksun!" diye söyleniyorum.
Tahran'dan canlı görüntüye bakıyorum, gökyüzüne dumanlar yükseliyor.
Bir başka akademisyen "Bu sefer savaş bölgeye yayılır" diyor, sonra birdenbire içinden "Niye böyle iddialı şeyler söylüyorum" diye geçiriyor ki, hemen düzeltiyor: "Hiçbir şey de olmayabilir, İran'ın eski etkisi kalmadı..."