Pabucu dama atılalı çok oldu...
Gençler adını bile bilmiyor, bilenler de neyin nesi olduğunu merak etmiyor...
Ne garip! Dünya durduğundan beri var gibi geliyor bana bazen, içimi sıkıyor, kullanamıyorum...
Facebook'tan bahsediyorum...
Oysa şunun şurasında, kurulalı sadece 22 yıl olmuş...
***
Peki bunu nasıl fark ettimÇünkü uçak...
O gizemli uçak (Oceanic Havayolları'na ait 815 sefer sayılı Los Angeles-Sidney uçağı) bundan tam 22 yıl önce...
22 Eylül 2004 tarihinde "ıssız ada"ya düşmüştü...
Ve The Lost dizisi de hayatımıza girivermişti...
Facebook mu
Onun globalleşmesi için 2005'i beklemiştik.
***
Niye geçmişe döndümŞu isimlere bir bakın...
Jack, Kate, Locke, Sawyer, Hurley, Sayid, Charlie...
Diziyi sadece bir sezon izlemiş olanlar bile hâlâ bu isimleri unutmamışlardır...
Biraz da dizinin etkisiyle...
2000'lerin ilk on beş yılı en "kusurlu" kişileri bile anlama çabamızla geçti...
Dünyaya da bu dizinin kahramanlarına yaklaştığımız gibi yaklaştık.
Hani geçmişlerini öğrendikçe onların çok kızdığımız yanlarını bile anlayışla karşılar oluyorduk ya...
Galiba o dönem, o dünya, o ada artık bitti.
Kusurları hoşgörüyle karşılayacak, suçluları "anlayacak", yalanları sindirecek hâlimiz kalmadı...
Yeni bir dünyanın eşiğindeyiz...
Ve şimdi yeni bir The Lost çekilse, kahramanları bizi müthiş gıcık edebilir, hiç tahammülümüz yok artık!
***
Kayıp uçak...Kayıp ada...
Kayıp insanlar...
Bunlar geride kaldı...
İstenirse herkes elimizle konmuş gibi bulunuyor...

20