Herkes güzel ahlak sahibi olmalıdır

Ahlak ilmi çok şerefli, pek kıymetli, hayatımızın her safhasında bize gerekli bir ilimdir. Çünkü ruhun kötülükleri bu ilim ile temizlenebilir.

Kendimize karşı olan vazifelerimizden biri de, güzel ahlâk sahibi olmaktır. Hakiki bir Müslüman, güzel ahlâka sahip olan ve kötü ahlâktan uzak duran insandır. İyi bir insan olmak iki şeye bağlıdır: Güzel huylara sahip olmak ve kötü huylardan kaçınmaktır. Dünya ve ahiretin saâdeti, güzel ahlâk ile süslenmeye bağlıdır. Güzel ahlâk; ilim ve edep öğrenmekle ve iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilir. Kötü ahlâk da; cahil kalmak, edepsiz olmak ve kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hasıl olur. Huyların bazısı, insanın yaratılışında bulunabildiği gibi, sonradan da elde edilebilir veya değiştirilebilir. Güzel huylara sahip olmak için, ahlâk ilmini öğrenmeye ihtiyaç vardır.

Ahlâk ilmi, ruh sağlığı bilgisi demektir. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü kötü huylar, ruhun hastalıkları, kötü işler de, bu hastalıkların alametleridir. Ahlak ilmi çok şerefli, pek kıymetli, hayatımızın her safhasında bize gerekli bir ilimdir. Çünkü ruhun kötülükleri bu ilim ile temizlenebilir. Ruhun, iyi huylarla süslenmesi bununla mümkün olur. İnsan, ahlak ilmi sayesinde güzel ahlak sahibi olur. Kirlenmiş, hasta ruhlar da, bu ilim yardımı ile temizlenir, iyi ahlaka kavuşur. İyi, temiz ruhlar da bu ilim hareketi ile temizliğini arttırır, yerleştirir. İnsanlar, iyiliğe, ahlaken yükselmeye elverişli olarak doğar. Nefsin kötü isteklerine uymak, güzel ahlakı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, sonradan kötü huyları meydana getirir. Hadis-i şerifte (Herkes, Müslümanlığa elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonra anaları babaları Yahudi, Hristiyan ve imansız yapar) buyuruldu.

Herkesin huyu değişebilir. Hiçbir kimsenin huyu, yaratılıştaki gibi kalmaz. Huylar değişmeseydi, peygamberlerin getirdikleri dinler boş, lüzumsuz olurdu. Âlimlerin söz birliği ile koymuş oldukları terbiye ve ceza usûlleri abes, gereksiz ve boş olurdu. Bütün ilim adamları, çocuklarına ilim ve edep öğretmiş ve terbiyenin fayda sağladığı her zaman görülmüştür. O hâlde huyun değiştiği güneş gibi meydandadır. Şu kadar ki; bazı huylar iyice yerleşmiş, ruhun özelliği gibi olmuştur. Böyle huyları değiştirmek, yok etmek pek güç olur. Böyle kötü ahlak; çoğunlukla cahil ve kötü kimselerde bulunur. Bunu değiştirmek için ağır riyazet ve çok mücahede lazımdır. Nefsin isteklerini yapmamak için çalışmaya