Dinimizde, herhangi bir şeyin haram olduğu hükmü bildirilmemişse, onun helâl olduğu kabul edilir. Çünkü her şey, aslında helâldir.
İslâm dîninin apaçık bildirdiği zaruri bilgilerde şüphe ve tereddüt etmemelidir. Namaz kılmanın farz, şarap ve diğer alkollü içkileri içmenin, kumar oynamanın, fâizin, rüşvetin haram olduğunda şüphe etmek veya meşhur olan bir harama helâl demek ve helâl olan şeye haram demek, imandan çıkmaya sebep olur.
Resûl-i ekrem efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
(Helâl, Allahü teâlânın kitabında helâl kıldığı şeydir. Haram da, Allahü teâlânın kitabında haram kıldığı şeydir. Hakkında sükût ettiği şey ise affedilmiştir. Onun hakkında sual etmeyiniz.) [İbn-i Mace, Tirmizî]
Helâl olanlar, haram olanlara göre daha çoktur. Bunu Cenâb-ı Hak şöyle bildiriyor:
(Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini insanlar için yarattığını, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi) [Lokman, 20]
Herhangi bir şeyi veya menfaati yasaklayan bir nass [âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf] bulunmazsa, haram hükmü de söz konusu olamaz. Dinimizde, herhangi bir şeyin haram olduğu hükmü bildirilmemişse, onun helâl olduğu kabul edilir. Çünkü her şey, aslında helâldir. Haram ve yasak olan şeyler istisna olup haramlık arizî bir durumdur. Bu, Allahü teâlânın kullarına olan merhametidir.
Eshab-ı kirâmdan Selmân-ı Fârisî "radıyallahü anh" şöyle bildiriyor:
Resûlullah'tan, yağ, peynir ve yabani eşek etinin hükmü sorulmuş, O da şöyle buyurmuştur:
(Helâl, Allah'ın kitabında helâl kıldığı, haram da Allah'ın kitabında haram kıldığıdır; hakkında bir şey söylemedikleri ise sizin için affedip serbest bıraktıklarıdır.) [Tirmizî, İbn-i Mâce, Buhârî, Müslim]

8