90 yıllık ömrün gayesi...

8 Mart 1911 tarihinde İstanbul'un Eyüpsultan semtinde dünyaya gelen büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık Efendi, 26 Ekim 2001 tarihinde vefat etti...

Hüseyin Hilmi Işık Efendi'nin hizmet hayatı üç temel esasta özetlenebilir: Kitap okumak, kitapları yaymak ve talebelerinin birlik ve beraberlik içinde bulunmasını sağlamak. Bu esaslar, yalnızca bir çalışma programı değil, Ehl-i sünnet bilgilerinin öğrenilmesi, yaşanması ve gelecek nesillere ulaştırılması için ortaya konulan büyük bir hizmet anlayışıydı...

Hüseyin Hilmi Işık Efendi'nin hizmetlerinin merkezinde, İslâmiyet'i doğru öğrenmek ve doğru anlatmak bulunuyordu. Çünkü yalnızca din bilgilerini öğrenmek değil, onları Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği şekilde anlamak da mühimdi. Bu sebeple hizmetini şahsî düşünceler üzerine kurmadı. Kendi görüşünü din bilgisi olarak yazmak yerine, Ehl-i sünnet âlimlerinin Arapça ve Farsça eserlerinde bulunan kıymetli bilgileri tercüme ederek kitaplarında yayımladı. Onun kitap hizmetinin en önemli özelliği nakli esas almasıydı...

Kitap okumak, Hüseyin Hilmi Işık Efendi'nin hizmet anlayışında ilk sıradaydı. Çünkü insanın başkasına faydalı olabilmesi için önce kendisinin doğru bilgi edinmesi gerekiyordu. Ehl-i sünnet kitaplarını okumadan, öğrenmeden ve doğru anlamadan yapılan hizmetin sağlam bir temele dayanması mümkün değildi. Bu sebeple talebelerinden kitapları yalnızca bulundurmalarını değil, devamlı okumalarını istiyordu...

Bu hizmet anlayışında kitap, raflarda saklanacak bir eşya değil; insanın imanını, ibadetlerini ve ahlâkını koruyan bir rehberdi...

Hizmetin ikinci esası, okunan ve öğrenilen doğru bilgileri başkalarına ulaştırmaktı. Hüseyin Hilmi Işık Efendi, kitap hazırlamayı hizmetin sonu olarak görmedi. Hazırlanan eserlerin okunması, okutulması ve mümkün olduğu kadar çok insana ulaştırılması için çalıştı. Bu anlayışla yetişen talebeleri de kitapları insanlara ulaştırmayı önemli bir vazife kabul ettiler. Kitap veremeyenlerin bu hizmeti yapanları desteklemesi, buna da imkân bulamayanların dua ederek hizmete katılması bildirildi. Böylece hiç kimsenin İslâmiyet'e hizmetten mahrum kalmaması istendi.