1978 yapımı Maden filmini belki denk gelip izlemişsinizdir.
Tarık Akan ve Cüneyt Arkın'ın başrolde olduğu işçi mücadelesini anlatan bir filmdir. Madencilerin hak arama mücadelesi tüm işçiler gibi eskiye dayanır. Bu mücadele birçok çalışmaya da konu olmuştur. Ancak bu mücadele hiçbir zaman eskide kalmamış hep yenilenen bir mücadele olarak devam etmiştir.
O filmde Nurettin karakterini oynayan Tarık Akan'ın bir repliği vardır. İşten eve gelen Nurettin, "Her şey beyaz olmalı, duvarlar, perdeler beyaz olmalı, hep beraber beyaz yapmalıyız, hep beraber aydınlığa çıkacağız" der. Sonrasında eşi ve çocukları ile birlikte evdeki her şeyi dışarı çıkartarak evi beyaza boyarlar. Bu bir mesajdır. Patronun karanlığı ile sarı sendikanın kandırmaları arasında sıkışmış işçinin kendi başına, kendi gayreti ve birlikteliği ile yeni bir yol açmasıdır. Yeni bir renk bulması, tesanüt ve dayanışmanın sırrını anlamasıdır. Beyaz, işçinin alın teri, helâl kazancı ve yaşam onurudur. İnsaniyete lâyık bir hayatın sembolüdür. İki taraftan sıkışmışlığın ve iki taraftan yapılan haksızlığın verdiği bunalımdan kurtulmak için işçinin eliyle açılan menfezden nefes alınmasıdır.
Sermayeye karşı işçinin kendi kendini müdafaasıdır. Beyaz renk, ecir (ücretli kölelik) devrinden malikiyet ve serbestiyet devrine geçişi anlatır. Bir sermayedar, kendi yerinde oturup bankalar vasıtasıyla milyonlar kazanırken, bir işçinin sabahtan akşama kadar yeraltı madenlerinde kut-u lâyemût (ölmeyecek kadar gıda) derecesinde bir ücret kazanmasını hiçbir adalet terazisi üstlenmez, tartmaya bile cesaret edemez. Bu sebeple adaletsiz ekonomik düzenin yani ücretli köleliğinde devrinin tamam olduğu işçinin lisanından haber verilmektedir.

8