Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri hayattayken bizzat kendi tedbir ve müdahalesi ile birçok zararlı hadisenin önünü almıştır.
Mesela bu hadiselerden bir tanesi Kastamonu Lâhikasında izah edilmektedir. "Risaletü'n-Nur zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid'ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur'ân'ı muhafaza etmek bir vazifesi iken, has talebelerden birisi bilfiil huruf ve hatt-ı Kur'âniye'yi ders verdiği halde, sırrı bilinmez bir hevesle, huruf ve hatt-ı Kur'âniyeye, ilm-i din perdesinde tesirli bir surette darbe vuran bazı hocaların darbede istimal ettikleri eserleri almışlar. Haberim olmadan, dağda, şiddetli bir tarzda o has talebelere karşı bir gerginlik hissettim, sonra ikaz ettim. Elhamdü lillâh ayıldılar. İnşaallah tamamen kurtuldular."1 Bediüzzaman, Risale-i Nur hizmeti aleyhinde büyük zararları ortaya çıkarabilecek böyle bir hadiseyi ikaz ve tembihleri ile engellemiştir. Bu hadiseler gibi nice hadiseler vardır ki esasta aynı fakat şekilde farklı olarak ortaya çıkmaya devam etmektedir. Buna benzer hadiselerin meydan almasından korkacağımız veya çekineceğimiz bir şey yoktur. Elbette bunlar imtihan sırrı gereği devam edecektir. Üstadımız hayatta olmasa da bizim elimizde onun ve talebelerinin hadiselere karşı nasıl hareket ettiğini ve edeceğini gösteren Lâhika mektupları var. Lâhika mektuplarının takdim kısmında ifade edildiği gibi; ...Bu zamanın şartları ve icapları karşısında tarz-ı hizmeti yine Kur'ân'ın nuruyla göstererek hakîmâne irşadın ve tevfik-i İlâhiyeye muvafık hareketle isabetli hizmetin ifası gibi noktalardan Risale-i Nur'un lüzum ve ehemmiyetini tebarüz ettiriyor. İşte, Lâhika mektupları bu gibi hususlara da işaret ediyor. Değişen dünya hadiseleri, geniş ve küllî meseleler ve şartlar altında isabetli hizmet-i Kur'âniyenin esaslarını ders veriyor."2 Evet, tarz-ı hizmet ve isabetli hizmet Lâhika mektuplarının satırları içerisinden apaçık bir şekilde bulunuyor. Bizim ikaza ihtiyacımız var ise bu ikazlar Lâhika mektuplarınca gerçekleştirilmektedir.

13