Yüzde 5 alarmı

Savaşların enflasyon ürettiği eski bir gerçek; bugün farklı olan, enerji şokunun tarihin en büyük borç yüklerinden birine çarpması. Fed'in faizi 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına çıkarması, savaşın enerji piyasasındaki etkisinin para politikasına taşındığını gösteriyor.

Karar, Amerikan 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'i aştığı, Brent petrolün 100 doların üzerine çıktığı ve dizel fiyatlarının rekor kırdığı bir sırada geldi.

Hürmüz'deki kesintiler petrol arzını daraltıyor. Bab el-Mendeb'de Husiler'in saldırıları ise yalnızca ticari gemileri ve Kızıldeniz hattını hedef almıyor; enerji akışını kesintiye uğratarak daha büyük bir jeopolitik kırılmanın zeminini hazırlıyor. Pahalı enerji navlun, sigorta, gübre, gıda ve sanayi maliyetlerine yayılıyor.

Fed, arzın daralmasıyla yükselen fiyatlara kredi maliyetini artırarak cevap verdi.

Fakat faiz Hürmüz'ü açmaz. Bab el-Mendeb'i güvenli hâle getirmez. Rafineri kurmaz. Piyasaya petrol sürmez. Fiyatları ancak yatırımı, tüketimi ve üretimi baskılayarak frenleyebilir.

Enflasyonun sebebi arz açığıyken uygulanan tedavi talebi ezmek.

Mesele yalnızca reel ekonomiyle sınırlı kalmıyor. Amerikan 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,011'i gördü. Getiri yükseldikçe tahvil fiyatı düşüyor; Washington vadesi gelen borcunu daha pahalı çevirmek zorunda kalıyor.

Tahvil piyasasını izleyen ekonomistlerin yüzde 5'i kritik eşik saymasının nedeni bu. Bu seviyenin kalıcılaşması konut kredilerinden şirket borçlarına kadar Amerikan kredi düzeninin tamamını etkiliyor. Kamu borcunun faiz yükünü büyütürken yeni borçlanmayı da pahalılaştırıyor.

Daha önce Amerikan tahvillerini anlatırken sistemin nasıl kurulduğunu yazmıştık. Dünya ticaretinde dolar kullanıldıkça merkez bankalarının dolar rezervi tutma ihtiyacı büyüdü. Bu rezervlerin önemli bölümü Amerikan Hazine tahvillerine yatırıldı. Böylece dünyanın ticaret fazlası Washington'ın açıklarının finansmanına bağlandı.

Amerikan tahvili sıradan bir borç senedi değildi. Dolar sisteminin rezervi, teminatı ve kasasıydı.

Bu düzenin işlemesi için tahvil piyasasının güvenli, derin ve düşük maliyetli kalması gerekiyordu. Şimdi ABD'nin büyüyen kamu borcu, Hazinenin artan tahvil ihracı ve yüzde 5'e ulaşan getiri aynı bilançoda buluşuyor.

Washington bir taraftan savaşı finanse ediyor, diğer taraftan savaşın yükselttiği enflasyonla faiz artırarak mücadele ediyor. Artan faiz ise savaşın finansmanını daha pahalı hâle getiriyor.