Dün ekonomi sayfalarını süsleyen bir haber vardı: "Petrol sert düştü! İşte altındaki güçlü yükseliş için üç şart."
Petrol biraz daha düşecek, dolar zayıflayacak, Fed güvercinleşecek. Bu üç şart gerçekleşince altın yükselecekmiş. Sanki karşımızda dünya savaşı ihtimaliyle sallanan bir piyasa yok da üç malzemeli yemek tarifi var.
Oysa savaşın başından beri yaşananlar ortada. Trump sabah İran'ı vuracağını söylüyor, petrol yükseliyor. Akşam müzakere mesajı veriyor, petrol düşüyor. Bir gün Hürmüz'ü koruyacağını ilan ediyor, ertesi gün anlaşmadan söz ediyor. Borsalar, tahviller, altın ve petrol Amerikan Başkanının iki dudağının arasına bakıyor. Böyle bir piyasada altının yönünü üç keskin şarta bağlamak iktisadi analizden çok falcılığa benziyor.
Haberdeki denklem tümüyle yanlış sayılmaz. Savaş petrolü yükseltiyor. Petrol enflasyonu besliyor. Enflasyon Fed'i faiz artışına zorluyor. Yüksek faiz de altını baskılıyor.
Nitekim bu savaş, "Savaş çıkarsa altın yükselir" ezberini bozdu. Savaş büyüdükçe petrol yükseldi; petrol yükseldikçe faiz beklentileri güçlendi. Faiz getiren dolar ve ABD tahvilleri öne çıkarken altın geriledi. Üstelik savaş öncesinde altına borçla yığılmış spekülatif para, diğer piyasalardaki zararları karşılamak için satışa geçti. Böylece bomba düştüğünde altının yükseleceğini bekleyenler, saldırının ertelenmesiyle altının yükseldiğini gördü.
Güvenli liman yerinde duruyordu; fakat limanın girişini faiz kapatmıştı.
Bu durum altının güvenli liman özelliğini kaybettiği anlamına gelmiyor. Cari sistem içinde fiziki altın uzun vadeli değer saklama aracı olsa da günlük fiyatı vadeli işlemler, fon hareketleri, doların seyri ve faiz beklentileri belirliyor. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmek amacıyla yaptığı alımlar yavaş ve yapısal bir talep oluştururken spekülatif para birkaç saat içinde yön değiştirebiliyor.
Haberin asıl eksiği de burada. Petrol yalnızca fiyatlanan bir emtia, savaş da geçici bir risk başlığı gibi ele alınıyor. Hâlbuki savaş, piyasanın dışında yaşanan bir hadise olmaktan çıktı; piyasanın araçlarından birine dönüştü.
Trump'ın sözleri dış politika açıklamasından çok finansal kaldıraç gibi çalışıyor. Tehdit fiyatları yükseltiyor, müzakere mesajı indiriyor. Birkaç kelimeyle milyarlarca dolar el değiştiriyor. Bu nedenle "Savaş başlayacak mı, bitecek mi" sorusundan önce "Bu dalgalanmadan kim kazanıyor" diye sormak gerekiyor.

10