Pusulanın dört yönü var

Erdoğan, Bişkek dönüşünde şöyle dedi:

"Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır."

Mesele aslında bu kadar basit.

Pusulanın dört yönü var.

Türkiye'ye yıllarca ikisini kullanması söylendi.

Batı'ya bakacaksın.

Doğu'yu arkanda bırakacaksın.

Dünya böyle kurulmuştu.

Fakat dünya artık öyle çalışmıyor.

Şanghay İşbirliği Örgütü Çin'den Rusya'ya, Hindistan'dan İran'a uzanan devasa bir alan.

Erdoğan'ın Bişkek'te söylediklerine bir de bu gözle bakın.

Şanghay'ın yalnızca güvenlik örgütü olmadığını söyledi. Enerji arzından güvenli ulaştırma koridorlarına uzanan bir alan tarif etti.

Ardından Türkiye'nin haritadaki yerini gösterdi:

"Hazar Geçişli Orta Koridor Girişimi'ni, Kuşak ve Yol Girişimi'yle de uyumlu hâle getirilmesini istiyoruz."

"360 derece" sözünün ekonomik karşılığı da bu.

Orta Koridor Çin'den çıkıyor. Orta Asya ve Hazar üzerinden Türkiye'ye, buradan Avrupa'ya uzanıyor.

Yani mesele bayrak değiştirmek değil.

Yol değiştiren dünyada bütün yollarla konuşabilmek.

Son birkaç güne bakmak yeterli.

Türkiye NATO üyesi.

Aynı Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'la Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı. İstanbul'daki ilk komite toplantısıyla mekanizma kurumsallaşmaya başladı.

Aynı günlerde Erdoğan Şanghay masasında.

Putin'le görüşüyor. Karadeniz'i, Ukrayna'yı konuşuyor.

Bir tarafta NATO.

Bir tarafta Şanghay.

Güneyde Mekke.

Kuzeyde Karadeniz.

Ortada Türkiye.

Haritaya böyle bakınca "Doğu mu, Batı mı" sorusu biraz eski görünüyor.

Çünkü mallar ideolojik kamplardan geçmiyor artık.

Koridorlardan geçiyor.

Hürmüz aksayınca petrol yükseliyor. Karadeniz'de gemiler vurulunca tahıl ve navlun hesabı değişiyor. Süveyş sıkışınca Ümit Burnu hatırlanıyor.

Orta Koridor tam da bu yüzden önemli.

Dünya ticaretinin ana damarları siyasi ve askerî risklerle daralırken kara ve demiryolu hatlarının değeri yükseliyor.

Ve Çin'den Avrupa'ya uzanan o hattın kapısında Türkiye var.

Türkiye yalnızca yolların geçtiği ülke olmak istemiyor. Yolların nasıl kurulacağında da söz sahibi olmak istiyor.

İşin ilginç tarafı, Türkiye alanını genişletirken hemen batısında başka bir denklem kuruluyor.

Yunanistan ile İsrail yaklaşık 3 milyar avroluk hava savunma anlaşması imzaladı. Radarından füzesine kadar birbirine bağlı bir ağ kuruluyor.