Yazar, finansal piyasaların İran-ABD çatışmasının çabuk kapanacağı varsayımı üzerine fiyatlandığını, ancak sahada uzayan jeopolitik gerilimin bu beklentiyi yalanladığını iddia ediyor. Kâğıt piyasası hikâyeyi satarken, enerji akışının kesilmesi ve tedarik zincirlerinin gerilmesi gerçek bir riskler zincirini oluşturuyor. Piyasa gerçekten kopmuşsa ve bu varsayım yanlışsa, ekonomik çöküş ne kadar ani olabilir?
Bir ateşkes, bir savaş.
Ateşkes söylemleri altında mevziler tahkim ediliyor.
Sahada gerilim sürüyor, zihinlere başka bir tablo pazarlanıyor.
Bir tarafta "yakında kapanır" diye fiyatlanan bir süreç var.
Diğer tarafta uzadıkça sertleşen, derinleşen bir gerçeklik.
Sorun şu:
Borsalar yani kâğıt piyasası sahayı değil, anlatıyı satın alıyor.
Daha önce de yazdık.
Enerji akar, ekonomi yürür.
Hat sıkışır, sistem zorlanır.
Bugün o sıkışma büyüyor.
Ama aynı anda, Batı basınında dolaşan dil bambaşka bir resim çiziyor. Sanki sahada uzayan, katmanlanan ve her geçen gün daha fazla alanı etkisi altına alan bir gerilim yokmuş gibi; sanki mesele birkaç diplomatik temasla çözülebilecek bir başlığa indirgenmiş gibi bir hava pompalanıyor.
Söz gelimi...
Reuters akışın daraldığını yazıyor.
The Guardian strateji eksikliğini tartışıyor.
Bloomberg ise hâlâ umut başlığı atıyor.
Aynı gerçekliğe üç farklı perde.
Ve kâğıt piyasası, en yumuşak olanı seçiyor.
Burada kurulan bir hikâye var.
İran zayıf.
İçeride bölünmüş.
Taviz verir.
Savaş kapanır.
Akış açılır.
Kazanç sürer.
Bu bir analiz gibi sunuluyor.
Oysa daha çok bir inanç cümlesi.
Ve bu inanç, fiyatların içine yerleşmiş durumda; sanki sahadaki her gelişme bu zinciri doğrulamak zorundaymış gibi, her veri o beklentiye doğru eğiliyor, bükülüyor, yumuşatılıyor.
Oysa sahadaki tablo, bu kadar uyumlu değil.
Hürmüz hattı eski ritminde akmıyor.
Deniz güvenliği tartışmalı.
Sigorta maliyetleri yukarıda.
Sevkiyatlar düzensiz.
Ve en kritik nokta:
Zaman uzuyor.
Hepimiz biliyoruz ki arz şoklarının etkisi, sadece büyüklükleriyle ölçülmez. Süre uzadıkça, ilk etapta tolere edilebilir görünen kırılmalar zincirleme etki üretir, üretimden lojistiğe, finansmandan gıdaya kadar uzanan geniş bir alanda yeni gerilim hatları oluşturur.
Bugün o eşik geçildi sanki.
Malum... Donald Trump'ın ve adamlarının dili bu sürecin merkezinde yerleşmiş durumda.
Bir gün "her şey kontrol altında" diyorlar.
Ertesi gün yeni bir askeri seçenek konuşuluyor.
Bir gün "İran çöktü" anlatısı pompalıyorlar.
Sonra aynı İran'ın kapasitesinin beklenenden yüksek olduğu kabul ediliyor.
Bu savrulma, dışarıdan bakınca dağınık görünüyor.
Ama içeride bir işlev görüyor.
Piyasalara yön veriyor.
Çünkü piyasa kesinlik aramaz.
Yeter ki bir ihtimal canlı tutulsun.
Burada ince bir hat var.
"İran parçalanıyor" söylemi, sahaya dönük bir mesaj gibi sunuluyor.
Oysa asıl muhatap başka.
Yatırımcı.

2