Petrolün üstüne çip koymak

Nedret Ersanel'in Yeni Şafak'taki dünkü yazısında enerji, teknoloji ve finans şirketlerinin yükselen kârları üzerinden yeni dünya düzeninin ekonomik yüzüne ilişkin önemli bir tablo vardı. Petrol şirketleri savaşla, teknoloji şirketleri yapay zekâyla, savunma şirketleri gerilimle büyüyor. Büyük yatırım fonları ise hepsinde pay sahibi.

Peki bu sektörler gerçekten savaşıyor mu, yoksa aynı para bir cepten diğerine mi taşınıyor

Büyük yatırım fonları hisseleri milyonlarca insan adına yönetiyor. Dolayısıyla hepsini tek merkezden idare edilen gizli bir yapı saymak doğru olmaz. Fakat aynı finansal aklın petrolü de çipi de, silahı da yapay zekâyı da satın aldığı açık.

Petrol pahalanırsa enerji, savaş büyürse savunma, yapay zekâ yükselirse teknoloji hisseleri kazandırıyor. Sektörler yarışıyor, finans her ihtimale yatırım yapıyor.

Kavga gerçek, kasa ortak.

Cari sistemde büyük para yalnızca üretimden kazanılmıyor. Enerjiyi, teknolojiyi, borcu ve ödeme sistemlerini denetleyenler üretimin üzerine bir tahsilat düzeni kuruyor. Enerjiyi tutan petrol ve doğal gazdan, teknolojiyi tutan çip ve patentten pay alıyor. Finans ise hepsinin borcunu, hissesini ve parasını yöneterek üstten kazanıyor.

Yeni kuyular, terminaller, çip fabrikaları ve veri merkezleri kuruluyor. Fakat kazancın önemli bölümü ücretlere ve toplumsal refaha akmıyor. Hisse fiyatlarına, borç piyasalarına ve finansal balonlara gidiyor. Zarar halka, kazanç bilançolara yazılıyor.

Cari sistemden kopuş yok. Tahsilat araçları değişiyor.

Bir zamanlar petrol kuyusunu, boru hattını, limanı ve ödeme sistemini denetlemek yeterliydi. Şimdi bunlara çip, veri merkezi, bulut sistemi ve elektrik şebekesi ekleniyor. Petrolün üzerine çip, boru hattının yanına veri hattı döşeniyor.

Tekno-feodalizm denilen yapı bu. Feodal düzende toprağı tutan, üzerinde yaşayanlardan pay alıyordu. Tekno-feodal düzende dijital altyapıyı tutan, sistemi kullanan herkesten pay alıyor. İnsanlar toprağa değil; platformlara, yazılımlara ve algoritmalara bağlanıyor. Her abonelikten kira, her işlemden komisyon, her veriden kazanç çıkarılıyor.

Toprağın yerini dijital altyapı, senyörün yerini teknoloji tekeli, aşarın yerini abonelik alıyor.

Fakat bu dijital malikâneler de havada durmuyor. Yapay zekâ elektrik, su, bakır, çip, doğal gaz ve uranyum istiyor. Veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030'a kadar yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Ek ihtiyacın önemli bölümünü doğal gaz ve kömür karşılayacak.