Ekonominin finansallaşması servetin yönünü değiştirdi. Siyaseti denetim altına alabilecek bir güç de üretti.
Darbe mekaniği bu zemin üzerinde yenilendi.
1971'den sonra altından kopan dolar, dünyanın malını, enerjisini ve emeğini Amerikan finans sistemine bağladı. Biriken dolarlar Amerikan tahvillerine, borsasına ve fonlarına döndü. Dünya tasarrufları Washington'ın açıklarını finanse etti.
Borçlu ülkelere ise aynı reçete uzatıldı: Devalüasyon, kemer sıkma, ücret baskısı ve kamu varlıklarının satışı.
Para bir ödeme aracından siyasi tahsilat düzenine dönüştü.
Kredi fabrikaya, enerjiye ve teknolojiye gittiğinde yeni gelir üretir. Mevcut hisseyi, tahvili ve gayrimenkulü şişirdiğinde yalnızca kâğıt servet yaratır. Borsa yükselir. Üretim yerinde sayar. Finans zenginleşir. Toplum borçlanır.
Ülkenin tasarrufu üretime değil varlık fiyatlarına bağlanınca, o fiyatı yönetenler siyasetin de nefesini ölçmeye başlar. Emperyalizmin özü budur: Parayı değil, karar alma iradesini borçlandırmak.
Türkiye'deki fon krizi bu yüzden sıradan bir piyasa skandalı sayılamaz.
131 fon. 455 bin 758 yatırımcı. Yaklaşık 20 milyar dolar.
BIST 100 Eylül'de yüzde 16,65 geriledi. Bazı hisselerde kayıp yüzde 90'a ulaştı. Soruşturma 26 hisseye yayıldı. Şüpheli sayısı 217'ye çıktı.
Mekanizma açıktı. Fonlar sığ hisseleri topladı. Fiyatı şişirdi. Kâğıt kazanç yeni yatırımcı çekti. Para çıkışı başlayınca nakit bulmak için sağlam hisseler satıldı. Dar alandaki yangın bütün borsaya yayıldı.
Birkaç fon, yüz binlerin birikimini, milyarlarca dolarlık piyasa değerini ve ülkenin güven duygusunu aynı anda vurdu.
Bu, vurgundan büyük bir kapasite gösterisidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha ilk günden sınırı çizdi:
"Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir."
Ardından siyasi istismara karşı uyardı:
"Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dâhil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur."
Meclis kürsüsünde hükmü tamamladı:
"Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine fırsat vermeyeceğiz."
Asıl soru burada duruyor: Bu fon ağı siyasi bir takvim için kullanılabilir miydi Satışlar, haberler ve sosyal medya hesapları aynı hedefe yöneltilebilir miydi Operasyonun dış ayağı var mıydı

8