İhanet... Taviz... Teslimiyet...
Ne kadar yorucu değil mi
Kendi gettosunda debelenenlerin hezeyanlarını da bir kenara bırakın.
Başınızı kaldırıp dünyaya bakın.
Eski güvenlik denklemleri çözülüyor. Dünya yeniden mevzileniyor. Dün güvenliği Washington'dan, sermayeyi Londra'dan, kuralları Brüksel'den bekleyen ülkeler bugün başka yollar arıyor.
Düşünür Edward Luttwak'ın Soğuk Savaş sonrasındaki "Jeopolitikten jeoekonomiye geçiyoruz" tespiti bugün çok daha görünür hale geldi.
Askerî güç ve coğrafya, devlet kudretinin vazgeçilmez unsurları. Jeoekonomik mücadele, bu kudretin kullanıldığı sahayı daha da genişletiyor.
Pazar kimin elinde
Enerjiyi kim sağlıyor
Mallar hangi limandan, hangi boğazdan geçiyor
Para hangi sistem üzerinden ödeniyor
Enerji, teknoloji, sanayi, koridorlar, bankalar ve ödeme sistemleri siyasi gücün araçlarına dönüşüyor.
Savaş da buna göre biçim değiştiriyor.
İran'a, Rusya'ya, Venezuela'ya; Baltık'a, Karadeniz'e, Hürmüz'e bakın. Bir yerde yaptırım, diğerinde abluka. Dün serbest ticaretin bekçisi olan düzen, bugün ticaret yollarını siyasi baskı aracına çeviriyor.
Geçenlerde Avusturya'nın eski Dışişleri Bakanı, enerji ve jeopolitik alanında akademik çalışmaları da bulunan Karin Kneissl'ın bir röportajını okudum. Dikkat çektiği nokta çarpıcı: Yüzyılların "serbest geçiş" ilkesi aşınıyor. İstanbul Boğazı'ndan Hürmüz'e, Malakka'dan Aden'e kadar küresel ticareti mümkün kılan temel kaide tartışmaya açılmış durumda.
Kneissl bunu 2008 sonrasında hızlanan küreselsizleşmenin yeni aşaması olarak okuyor.
Çünkü hegemonya zayıflıyor.
Hegemon, üstünlüğünü kaybederken sistemi rakiplerini engellemek için kullandıkça sistem parçalanıyor.
Avrupa bunun en açık örneği.
Sanayi devrimini yapan kıta, öngörülebilir enerjiden pahalı ve belirsiz bir yapıya geçti. Kneissl'ın ifadesiyle Avrupa bir "müzeye" dönüşüyor.
Dünya Avrupa'yı beklemiyor.
BRICS başlangıçta Batılı yatırımcıların tarif ettiği bir pazardı. Kneissl'ın ayrımıyla "nesne" iken "özne" oldu. Enerjiden ticarete yeni bağlantılar üretiyor.
Türkiye de bu yeni haritanın öznelerinden biri.
Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan düzeni buraya koymak gerekiyor. Kneissl bunu "çok kutupluluğun bir biçimi"

12