Ukrayna-Rusya savaşı başladığında genel beklenti savaşın uzun sürmeyeceği yönündeydi.
Rus ordusu sahada durdurulacak, yaptırımlar ekonomiyi çökertecek, Moskova iç çatışmalara kadar sürüklenecekti.
Türkiye'de Batı'nın bu beklentisini "analiz" diye tekrarlayanlar da oldu. Pentagon'un değerlendirmeleri tercüme edildi. İngiliz gazetelerinin manşetleri stratejik öngörü gibi sunuldu.
Haritaya değil, telepromptera baktılar.
Mesele Moskova'yı aklamak değil; hadiseyi Washington'ın ezberleriyle değil, Türkiye'nin menfaatlerinin durduğu yerden okumak.
Oysa savaş 24 Şubat 2022'de gökten düşmedi.
Siyasi zemin, 2014'teki Maidan müdahalesiyle döşendi. Obama-Biden yönetiminin Ukrayna hattındaki önemli isimlerinden Victoria Nuland, Kiev'deki iktidar değişiminin merkezindeydi. Washington, Ukrayna'yı yıllar boyunca Rusya'yı kuşatma siyasetinin ileri hattına dönüştürdü.
Şimdi ortaya çıkan tablo, savaşın başındaki beklentiden oldukça farklı.
Rusya'da beklenen ekonomik ve siyasi çöküş yaşanmadı. Buna karşılık Ukrayna'nın nüfusu, üretim kapasitesi ve askerî kaynakları hızla aşındı.
Ortaya konulan analizde tablo ağır: Ukrayna bir "yok oluş" sürecinde. 2026'nın ilk yarısındaki doğum sayısının ölüm sayısının dörtte birine kadar gerilediği belirtiliyor. Buna savaş kayıpları ve ülkeden ayrılan milyonlar dâhil değil. Batı teknoloji gönderiyor; fakat cephede o teknolojiyi kullanacak eğitimli genç nüfus azalıyor. Dron operatörleri arasındaki yüksek kayıplar da bu tükenişin bir parçası.
Avrupa ise desteğini sürdürme kararında.
Alman Şansölye Merz dün Federal Meclis'te hükümetinin tutumunu şu sözlerle açıkladı:
"Ukrayna'yı destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü o da bizim özgürlüğümüzü savunuyor."
Bu cümle, savaşın Avrupa'daki siyasi çerçevesini gösteriyor.
Ukrayna'daki çatışma Alman kamuoyuna Almanya'nın özgürlük savaşı olarak sunuluyor. Böylece silah sevkiyatları, artan savunma bütçeleri ve Rusya ile koparılan ekonomik ilişkiler aynı gerekçeye bağlanıyor.
Vasal devletler tablosu da burada belirginleşiyor.
Washington, Rusya'yı yıpratmaya çalışırken Avrupa kronikleşen krizi aşmak için kendi enerjisini, sanayisini ve güvenlik mimarisini bu stratejiye göre yeniden kurmaya çalışıyor. Ukrayna ise büyük hesabın askerî sahasına dönüşüyor.
Bu analize göre mevcut şartlarda düğümün çözülmesi mümkün görünmüyor.

18