Baltık limanlarında ne oluyor

Bütün gözler İran'a çevrilmişken, dünyanın bir başka hattında gerilim her geçen gün biraz daha tırmanıyor.

Baltık hattında yaşananları, küçük ülkelerin Rusya'ya karşı aldığı pozisyonlarla açıklamak mümkün değil.

Ortada enerji akışı üzerinden kurulan daha büyük bir denklem var.

Geçenlerde Ukrayna, Rusya'nın Baltık'taki enerji çıkış noktalarını hedef aldı.

Ust-Luga ve Primorsk gibi limanlara yaptığı drone saldırıları, doğrudan petrol akışını ve lojistik altyapıyı vurdu.

Bu, askeri bir hamleden fazlasıydı.

Yani ekonomik kapasiteye yönelmiş bir baskı.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov "saldırıların komşu ülkelerin hava sahası kullanılarak yapılması halinde karşılıksız kalmayacağını" söyledi.

Peskov'un sözü, bir hat tarifi.

Yani sadece saldırıyı yapan değil o saldırıya imkân sağlayan coğrafya da denklemin içine giriyor.

Bu yaklaşım Baltık Denizi'ni bir temas hattına çevirdi. Risk yükseldi.

Sahadaki tablo da bunu doğruluyor.

Finlandiya, Estonya ve Letonya sınırlarında yabancı drone hareketliliği tespit edildi. Savaş NATO toprağına girmedi belki ama sınır boyunca sürekli bir baskı oluştu.

Bu baskı sadece askeri değildi.

Zihinsel bir basınç üretmeye başladı.

Güvenlik algısı kırıldı.

Karar alma süreçleri hızlandı.

Hata payı büyüdü.

Günün sonunda yer yer bir paranoya ikliminin oluşması da kaçınılmaz.

Ukrayna istihbaratının verdiği takvim paranoyanın bir göstergesi mi bilinmez ama, ona göre olası bir Baltık'a Rus hamlesi 2030'dan 2027'ye çekildi.

Bir de Trump'ın "NATO için orada olmak zorunda değiliz" çıkışı, bütün bunların üzerine tuz biber ekliyor.

Aslında bu yeni bir durum değil.

Trump göreve geldiği ilk günden itibaren müttefikliği bir bağlılık ilişkisi olarak kurmuyor.

Bir hizmet olarak tanımlıyor.

Bedeli ödenmesi gereken bir güvenlik hizmeti olarak kurguluyor.

Bugün yaşanan kriz, Trump'ın yaklaşımını görünür hale getiriyor.

Bu yüzden Baltık başkentlerindeki tedirginlik bir nevi Rusya'dan çok Washington'la ilgili.

Bu yüzden yüzüstü bırakılan Litvanya, Letonya ve Estonya savunma harcamalarını artırıyor.

Fiziki tahkimat kuruyor, hava savunma ve anti-drone kapasitesini genişletiyorlar.