Ben aynı yerdeyim. Umutlara eyvallah ama gerçekler başka bir şey söylüyor. "Hegemonun çöküşü" tezini görmeden bugünkü sistemi anlamak mümkün değil. Çünkü artık düzen oluşturucu bir güç yok.
Reel ekonomiden kopuk, spekülasyona dayalı sistemin belirlenimi altındaki her umut kısa sürede sönümleniyor. Bir anlaşma imzalanıyor, piyasa rahatlıyor, diplomasi konuşuluyor; fakat hemen ardından sahadaki gerçeklik masadaki metnin üzerine çöküyor.
Bugün sadece krizler erteleniyor. Ve masalarda imzalanan metinler, sahadaki gerilimi bir süreliğine donduruyor.
ABD ile İran arasında imzalanan Mutabakat Zaptı da böyle okunmalı. Üstelik, taraflar savaşı bitirmiyor. Sadece nefes alacak bir koridor açıyor.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması elbette önemli. Şubat ayından bu yana tıkanan hat, küresel petrol arzını doğrudan etkiliyordu. Enerji piyasası bu baskıyı daha fazla taşıyamazdı. ABD de bunu gördü. İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırdı. Tahran'a geçici petrol ihracat muafiyeti verdi.
Fakat bu tablo kimseyi aldatmamalı. Ortada kalıcı bir çözüm yok. Nükleer başlık kapatılmış değil. İran yeniden nükleer silah geliştirmeyeceğini söylüyor. Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının uluslararası denetim altında seyreltilmesi masada duruyor. Yaptırımların kaldırılması ise 60 gün içinde varılacak nihai anlaşmaya bağlanmış durumda.
Yani kriz çözülmedi. Sadece takvime bağlandı.
Aynı sıkışma Ukrayna-Rusya hattında daha tehlikeli biçimde büyüyor. Ukrayna'nın Moskova'ya yönelik İHA saldırıları savaşın yönünü değiştiren yeni bir eşik oluşturdu. Gazprom Neft'in Moskova rafinerisinin hedef alınması ve başkentte hava trafiğinin durması, çatışmanın Rusya'nın ekonomik ve sivil altyapısına taşındığını gösterdi.
Zelenski'nin "Ukrayna yanarsa, sizin Moskova'nız da yanar" sözü bu yeni dönemin dili. Açık söyleyelim bu, savaşın merkeze taşınmasıdır. Moskova'nın doğrudan hedef alınması, Rusya'nın NATO'ya misilleme yapma eşiğini daha görünür hale getirir.
Tam da bu sırada NATO'nun nükleer kapasiteyi modernize etme ve planlamayı güçlendirme kararı alması tesadüf değil. Avrupa güvenlik mimarisi zaten çökmüştü. Şimdi onun yerine yeni ve daha tehlikeli bir belirsizlik yerleşiyor.
ABD tarafında ise başka bir çelişki var. Trump ve Vance yönetimi içeride savaştan uzak durma dili kullanıyor. Ancak sahadaki gelişmeler onları krizlere doğrudan müdahil olmaya zorluyor. Bu nedenle Vance'in Orta Doğu müzakerelerinde daha görünür hale gelmesi dikkat çekiyor.

14