Hasan Hüseyin Öz

Star

Savaşın anatomisi

Kırk yıllık söylem gerçeğe dönüştü. İran ile ABD-İsrail hattı arasındaki gerilim uzun yıllardır tehditler, yaptırımlar ve vekâlet çatışmaları üzerinden yürüyordu. Bu kez ise doğrudan askeri saldırıyla yeni bir evreye girdi. Son bir haftadır ortalık ateş denizine döndü. Ben her zamanki tezimi tekrarlamış olayım, artık savaş bitirebilecek ve düzen ku

Trump hızlı bir sonuç bekliyordu, ama…

Geçen yazımda, mesele yalnızca İran'a karşı yürütülen bir askeri operasyon değil; daha derin bir stratejik krizin dışa vurumu, demiştim. Washington hızlı bir sonuç bekliyordu. Birkaç gün sürecek hava saldırılarıyla İran'ın askeri kapasitesi kırılacak, ardından siyasi sonuç üretilecekti. Ancak sahadaki gerçeklik bu senaryoya uymadı. Günler geçtikçe

Hegemonun son dansı mı

Cumartesi sabahı düğmeye basıldı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları kısa sürede bitecek "sınırlı operasyon" söylemini aştı. İlk dalga hedefe ulaşamayınca yeni hedef listeleri devreye girdi. İran kararlı bir şekilde misilleme yaptı. Hürmüz hattında tansiyon arttı. Petrol fiyatları kıpırdadı. Deyim yerindeyse sistemin fay hattı kırıldı

Kilise, Ruhban, Laik

Türkiye'de bir laiklik sorunu yok, evet, ama laikliğin bağlamını düşünmediğimiz için.Söz gelimi, İslam'ın eman kültürü varken, başka inançların tehlike altında olduğunu söyleyerek anokranizmin bütün veçheleriyle dayatılan laikliği bir güvence unsuru olarak göstermek hamakat değilse ne!Başka bir tarihsellik içinde şekillenmiş, ama yine de her kurumu

Kürsü diplomasisi ve güç çatışması

İki gün önce burada basit ama kritik bir soru sorduk:Yüksek Mahkeme tarifeleri iptal ederek Trump'ın elindeki "ekonomik sopayı" kırdıysa, sıradaki hamle ne olacakDün gece Amerikan Kongresi'nde yapılan tarihin en uzun "Birliğin Durumu" konuşması bu soruya doğrudan cevap vermedi. Ama yönü gösterdi.Konuşma boyunca Trump o bilindik üslubuyla Demokratla

Ekonomik sopa mı savaş davulu mu

Basınımızın ilgisini çekmedi ama ben şu Amerikan yüksek mahkemesinin aldığı "gümrük vergileri" kararı üzerinde yazmaya devam edeceğim.Aslında Amerika'da yer yerinden oynadı yüksek mahkemenin kararı sonrası.Görmek isteyenler için bölünmenin hangi derecelere ulaştığını gösteriyordu tartışmalar.Bir yorumda aynen ülke "20 Şubat sabahı tarihinin en büyü

Yargı, gümrük tarifeleri konusuna el koydu

Biz, Amerika İran'a ha saldırdı ha saldıracak diye konuşaduralım... Washington'da çok daha büyük bir kırılma yaşandı. Amerikan Yüksek Mahkemesi, Trump'ın en güçlü ekonomik kozlarından birine doğrudan müdahale etti. Gümrük vergileri... Bir gecede dünyaya mesaj vermenin aracı olan o tarife sopası artık eskisi kadar rahat kullanılamayacak. En azından

O kafa

Zaman zaman hortlayan o kafa...Dünya değişti, onlar bir türlü değişmiyor.Sloganları bari geliştirin, değil mi ya.Ama olmaz... o ezberci aydınlanmacı despotik dil aynen devam ediyor.Neymiş, laiklik elden gidiyormuş.Aa... bir zamanlar o müptezel tiyatrolarında uydurdukları ve kaba softa ham yobaz bir surata söylettikleri "Nesteuzubillah din elden gid

Yıkım Güllesi

Artık koro hâlinde söyleniyor. Dün "abartı" denilen analizler bugün Batı zirvelerinin resmi dili hâline geldi. Batı basını gerçekliğin çölüne yeni uyanmış gibi davranıyor ama bizim komprador akıl hâlâ ithal başlıkların peşinde. Hafızasız çağın perspektifsizliği dediğim şey tam da bu: Dün ideolojik diye yaftalanan cümleler, bugün Davos'ta, Münih'te

Bir silah olarak ekonomi

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, geçenlerde verdiği bir röportajda harfi harfine şöyle diyordu:"Başkan Trump, Hazine'yi ve Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi'ni İran üzerinde 'maksimum baskı' kurmaları için görevlendirdi. Ve bu işe yaradı. Çünkü Aralık ayında ekonomileri çöktü. Büyük bir bankanın battığını gördük. Merkez bankası para basmaya başladı.