Kur'ân-ı Kerîm, İslâmî bir hayatın temeli olarak Allah'ın varlığını ve birliğini, nübüvveti, haşri ve diğer iman esaslarını birçok ayetle izah ve ispat eder.
Bu hakikatler yalnızca zihnî kabuller değil; insanın hayatını manalandıran ve ona istikamet veren esaslardır. İman, hayattan koparıldığında dinin insan üzerindeki tesiri zayıflamakta; ahlâkî istikrar da sarsılmaktadır.
Risale-i Nur, iman hakikatlerinin ispatı, izahı ve delillendirilmesi hususunda zamanımızın en güçlü tefsirlerinden biridir. Kur'ân ayetlerini, çağımız insanının anlayacağı bir üslup ve muhakeme tarzıyla ele alır. Ne var ki Risale-i Nur'un yalnızca iman hakikatlerini ispat eden yönü öne çıkarılmakta; bu hakikatleri hayata yansıtma önceliği ve metodu çoğu zaman gözden kaçmaktadır. Hâlbuki bu eserler, imanı sadece akla yerleştirmekle kalmaz; onu hayatın içine taşır ve yaşanır hâle getirir.
Klasik ve modern kelâmcıların ya da ispatiyeci yaklaşımların çoğu, iman esaslarını temellendirdikten sonra meseleyi genellikle "inanırsan Cennet, inanmazsan Cehennem" hükmüyle neticelendirir. Bu elbette doğrudur. Ancak hareketlerinde nefis ve hevesin payı yüksek olan insan için bu netice her zaman yeterli olmamaktadır. İnsan, "Cenab-ı Hak Gafûr'dur, affedicidir" diyerek günahı hafife alabilmekte ya da ahireti uzak gördüğü için gaflete düşebilmektedir.
Risale-i Nur'un metodu ise bu noktada farklıdır. Meşru ve sünnet-i seniyyeye uygun bir hayatın, daha bu dünyada iken manevî bir cennet neticesi verdiğini izah eder. Buna karşılık İslâm'a aykırı, haramlarla dolu bir yaşayışın, yine bu dünyada manevî bir cehennem hâline dönüştüğünü gösterir. Yani iman hakikatleri yalnız uhrevî neticeleriyle değil, dünyevî tezahürleriyle de ele alınır.
Bediüzzaman Said Nursî'nin Gençlik Rehberi'nde yaptığı izahlar bu hakikati açık bir şekilde ortaya koyar. Gayrimeşru ve gayr-i İslâmî bir hayatın neticesini görmek isteyenlere, "git hastanelerden, hapishanelerden, meyhanelerden ve kabristandan sor" der. Bu ifade, günahın yalnız ahirette değil, bu dünyada da ruhu yaraladığını ve huzuru bozduğunu açıkça gösterir.

19