Getirildiği sarayında hekimler dinlenmesi gerektiğini söyleyerek yatağından çıkmamasını istediler.
Durumu gittikçe ağırlaşıyordu. Bu dünyadan göçeceğini anlamıştı. Son bir gayretle; "Tez ulu oğlum Murad'ı getirin. Ben hod bu döşekten kurtulmazım. Murad gelmeden ben ölürüm, memleket biribirine tokuşur. Tedârük edin, benim vefâtım duyulmıya" diyebildi. Amasya'da Sancakbeyi olan genç yaştaki büyük oğlu Şehzâde Murad'ı (II. Murad) kastetmişti.
Endişesi; eğer ölecek olursa Bizans İmparatoru II. Manuel'in, daha önce kendisinin bozguna uğratınca Bizans'a ait Selânik'e sığınan ve Çanakkale Boğazına 60 km. mesâfedeki (Mondros'u içinde barındıran) Limni Adasında rehin tuttuğu Ağabeyi Mustafa Çelebi'yi derhal serbest bırakacağı, onun da Şehzâde Murad'dan önce yetişip tahta oturacak olmasıydı..
Germiyan Beyi Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun'u (Çelebi Mehmed'in annesi) Yıldırım Beyazıt'a gelin götüren kafilede yer alan Çeşnigir Başı (Sûltânların en güvendiği sadık kişi) Paşacık Ağa'nın oğlu Akıncı Beyi Elvan Bey küçük bir ekiple Edirne'den yola çıktı. Şehzâde Murad'ı alıp getirme emrini almışdı. Atlarını dört nala çatlatırcasına sürdüler.
Ancak; Çelebi Sûltân Mehmed'in söylediği çıktı. Hekimlerin bütün gayretlerine rağmen 4 Mayıs 1421 pazar sabahı Sûltân Mehmed Edirne de Rahmet-i Rahman'a kavuştu. "Şehzâde Murad gelmeden öldüğümü kimseye duyurmayın" şeklindeki vasiyeti üç vezir (Amasyalı Bâyezîd Paşa, Hacı İvaz Paşa, Çandarlı İbrahim Paşa) ve iki hekim tarafından başarıyla yerine getirildi.
Beş kişilik bu ekip vefât haberini gizlemek için güya Çelebi Mehmed'in odasına ilaçlarını götürmüş ve emirlerini almak için girip çıkmışlardı.
Bu arada dönüş yolunda babasının vefât haberini alan Şehzâde Murad Edirne'ye gitme gereği duymadan doğrudan Bursa'ya gelip tahta çıktı. Daha bir yıl önce babasının talimatıyla Vezir-i Âzâm Bâyezid Paşa ile, isyan eden Şeyh Bedrettin'in üzerine yürümüş isyancıları dağıtmış, şimdi ise beklenmedik şekilde kendisini Osmanlı Türk Devletinin tahtında bulmuştu.
Babasının ilaçlanmış cansız bedenini derhal Bursa'ya yollamaları talimatı verdi. Böylece hem vefât, hem de tahtta yapılan bu değişiklik bütün Türk Coğrafyasına yayılmış oldu.
Sûltân 1. Mehmed öleceğini biliyormuş gibi; vezir, aynı zamanda mimar olan İmâdüddin Hacı İvaz Paşa'ya yaptırdığı, şehrin her tarafından görülen Bursa'nın simgesi, Türk mimarisinin önemli şaheserlerinden Yeşil Türbe'ye 26 Mayıs 1421 Pazartesi günü büyük bir merâsimle defnedildi.
Diğer taraftan Edirne'deki Bizans İmparatoru II. Manuel Paleologos'un elçisi Leon-Tarius da padişahın vefât haberini geç de olsa öğrenmişti. Derhal 7 ayrı ulağı, 7 ayrı saatte, 7 ayrı yoldan İstanbul'a gönderdiyse de hiçbirisi Bizans İmparatoru'na ulaşamadı. Türk Haber Alma Teşkilâtı bu casusları yakalayarak tevkif etti. En nihâyet vefât haberi Mora Despotu üzerinden gemiyle İstanbul'a ulaştırılabildi ki o vakte kadar Şehzâde Murad Bursa'ya gelerek tahta oturmuştu.
Buna rağmen Bizans İmparatoru tarafından Limni Adasından serbest bırakılan Sûltân Çelebi Mehmed'in kardeşi Çelebi Mustafa Bizans'ın verdiği donanma ile Yanında Aydınoğlu Cüneyd Bey olduğu halde Gelibolu'dan Trakya'ya ayak bassa da yiğeni Sûltân II. Murad Hân'a karşı giriştiği bütün mücâdeleleri boşa çıkacak, hepsini kaybedecektir..

28