İsmini Muhammed koydular. Muhammed 6 yaşlarında iken babası Ömer Muhtar'ın isteği üzerine annesiyle birlikte 1927'de Mısır'a gittiler. Bu gidişle Muhammed Ömer babasını son kez görmüştü. Babası İtalyanlara karşı kesintisiz savaş halindeydi. Enver Paşa'nın oğlu Ali Enver ise Türkistan'ı işgâl eden komünist Rusya'ya karşı Türk topraklarını savunan babası Enver Paşa'yı hiç görmemişti.
Ali Enver, babası Enver Paşa'nın 4 Ağustos 1922'de Rus birliklerince pusuya düşürülerek şehit edildiğinde öksüz kaldığı gibi, Muhammed Ömer de babası Ömer Muhtar'ı, İtalyanların 16 Eylül 1931'de idam ederek şehit etmesiyle 10 yaşında öksüz kalmıştı.
Muhammed Ömer Muhtar, babasının şehit edilmesinden sonra, 14 yıl daha Mısır'ın farklı bölgelerinde yaşadı. İskenderiye kentindeki Eş-Şatibi Medresesi'nde okudu. 21 yaşında iken 1942'de İzze el-Feyumi ile evlendiği yıllarda Ali Enver de TBMM'de 1939 Temmuz'un da çıkarılan özel kânûnla annesi ve kardeşleriyle sürgünde yaşadığı Fransa'dan yurda dönmüş babasının izinde subay olmak için hava harp okulunda okumaktaydı.
Muhammed Ömer Muhtar 1964 yılında eşini kaybettiğinde Ali Enver de aynı yıl, 1948 yılında evlendiği eşi Perizat Hanımla olan evliliğini noktalıyordu.
Ali Enver 6'ıncı dönem milletvekili (1939-1944) olan Gazeteci Abidin Daver'in kızı Perizat hanımla evliliğinden 1955'te Arzu ismini verdikleri bir kızı dünyaya gelmişti. Bu yavru Ömer Muhtar'ın oğlu Muhammed Ömer Muhtarla 2012 yılında İstanbul'da buluşacak olan Arzu Enver'den başkası değildi.
Ali Enver, 1956 yılında da pilot yüzbaşı iken girdiği kurmaylık sınavlarını başarıyla kazandığı halde Enver Paşa'nın oğlu olduğu için kurmay yapılmayınca çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa etti.
Ancak 1921 doğumlu Ali Enver, önüne gelen her dost meclislerinde annesinden, amcası Nuri Paşa'dan ve büyük amcası Halil Paşa'dan dinlediği kadarıyla babası Enver Paşa'nın kahramanlıklarını anlatırken, yine 1921 doğumlu Ömer Muhtar'ın oğlu Muhammed Ömer Muhtar da Bingazi'deki evinde ziyarete gelen herkese duyduğu ve bildiği kadarıyla Enver Paşa'nın Libya çöllerindeki kahramanlıklarını anlatıyordu..
Muhammed Ömer Muhtar ve Ali Enver'in doğdukları 1921 yılından 10 yıl geriye gittiğimizde, Enver Paşa 1911'in Ekim Ayında Berlin'de askeri ataşe iken İtalya'nın saldırısına mâruz kalan vatan toprağı Libya'yı düşmana bırakmayacağına yemin etmiş, bir avuç Türk Subayı ile geldiği Libya'da Senûsilerden kurduğu 25 bin kişilik kuvvetle İtalyanlara karşı destan yazıyordu.
Sireneykaya ve diğer bütün cephelerde askerlerin Enver'in topu "Midfa'i Enver" dedikleri topları getirtmiş İtalyanlara göz açtırmıyordu. Üstelik kendi adına bastırdığı "Enverî" ismi verilen paralar yerel halk nezdinde büyük rahatlık sağlamıştı.
Bunlarla kalmayan Enver Paşa, Ayn el-Mansur'daki Karargâhına kendisinden görev istemek için gelen Ömer Muhtar'ın liderlik vasfını ve savaşçı ruhunu keşfetmiş, Ömer Muhtar'ı Kuşçubaşı Eşref'e teslim ederek hızlıca gerilla eğitimine tâbi tutturarak yetiştirmişti.
Ayrıca Enver Paşa, etkili baskınlar yapabilmesi için Ömer Muhtar'a bizzat öğrettiği şekliyle kuvvetlerini 100 ve 300 kişilik gruplara ayırma taktiğini defalarca uygulatmış, 1912 Ekim'inde Balkan Savaşları başladığı için İstanbul'a çağrıldıklarında Ömer Muhtar'ı Libya'da direniş kuvvetlerinin başında bırakmıştı. Ancak ona sonuna kadar destek vermeyi asla bırakmamıştı.
Harbiye Nâzırı olduktan sonra da Birinci Dünya Savaşı'nın en şiddetli dönemlerinde dâhi Libya'yı aksatmadı. Hatta Libya savunması için kardeşi Nuri Paşa'yı tekrar Libya'ya yolladı. Ömer Muhtar'ı da Nuri Paşa ile buluşmak ve birlikte çalışmak üzere Nuri Paşa'nın karargâh kurduğu aynı zamanda Ömer Muhtar'ın 1862'de doğduğu yer olan Butnan'a gönderdi.
Zâten Enver Paşa Libya'da iken bizzat seçerek İstanbul'a gönderdiği 365 kabiliyetli genç, yine Enver Paşa'nın takibinde subay olarak yetişmişti. Enver Paşa bu subayları Libya'ya sevkederek doğrudan Ömer Muhtar'ın emrine verdi.
Yetmedi; Enver Paşa birde Sultân V. Murad'ın torunu harp okulu mezunu Şehzâde Fuat Osman Paşa'yı Orgeneral rütbesiyle Libya Kuvvetleri Komutanı olarak atadı. Fuad Osman Paşa Birinci Dünya Savaşı boyunca burada ciddi savaşlar verdi.
Bu arada Enver Paşa Libya'daki Senûsi Hareketinin lideri Ahmed Senûsi'yi "Teşkilât-ı Mahsûsa" elemanlarıyla getirttiği İstanbul'da Topkapı Sarayında uzunca bir süre misafir etti. Sûltân Mehmed Reşad'ın vefâtıyla yerine geçen Sûltân Vahidettin'e Eyüpsultân'da kılıç kuşatırdı.
Diğer taraftan Ömer Muhtar da Libya direnişi için Enver Paşa tarafından gönderilen Şehzâde Osman Fuad Paşa'yla 1919'a kadar çalıştı.
1919'da Şehzâde Osman Fuad Paşa, Türkiye'ye dönmek için geldiği Tunus'ta Fransızlar tarafından gözaltına alınarak kalleşçe bir tutumla İtalyanlara teslim edilince, Ömer Muhtar elindeki bütün İtalyan esirler karşılığı Şehzâdemizi serbest bıraktırarak İstanbul'a dönmesini temin etti.
Bundan sonra Enver Paşa'nın Harbiye Nâzırı iken Alman denizaltıları ile gönderdiği cephanelerle şehit edildiği 1931 yılına kadar mücâdelesine devam etti.

29