Kânûni bu fırsatı kaçırmaz. Devlet Giray'ın dedesi Mengli Giray Hân nasıl babası Yavuz'u yanına asker vererek İstanbul'daki taht mücâdelesini kazanması için Pâyitahta gönderdiyse, o da Devlet Giray'ın yanına asker vererek Kırım'a göndermeliydi. Öyle de yaptı.
Önce eline Kırım Hân'ı atandığına dâir fermân-ı hümâyûn'u verdi, sonra da yanına yeterince asker tahsis etti. 1551 yılının Ramazan Ayı idi. Devlet Giray, yaklaşmakta olan Ramazan Bayramını beklemedi yola koyuldu. Hocapaşa (Odessa) üzerinden Kazan'a geçecekmiş gibi yaptı. Ama birden gemilerin dümenleri Kırım'ın batı sahillerinde bulunan Gözleve'ye kırıldı.
Takvimler Ramazan Bayramının ilk günü 2 Ekim 1551 Cuma'yı gösterdiğinde Devlet Giray Osmanlı ordusu ile Gözleve'de karaya çıktı ve Bahçesaray'ı ele geçirdi. Kanunî'nin fermanını göstererek, Kırım ileri gelenlerine hanlığını kabûl ettirdi. O artık Kırım'ın altıncı hân'ı idi. Devlet Giray'ın hanlık dönemi, Ruslar'la hayatî mücadelelerin verildiği devreyi kapsar.
Bunlardan en önemlisi Moskova'nın fethedilmesi olayıdır. İstanbul ile çok sıkı ilişkileri olan Devlet Giray Hân, bir sabah Osmanlı-Türk Devletinin gönderdiği içlerinde bir de topçu taburunun bulunduğu ve bâzı birliklerle destekli 120 bin kişilik ordusuyla Rusya'yı çiğneyerek Moskova kapılarına dayanır.
Yapılan dehşetli çarpışmalarla geçen mücâdeleyi Devlet Giray Hân kazanır. 80 bin zâyiat veren Rus'lar tutunamayarak Moskova'yı boşaltmalarının ardından Kırım Hân'ı 24 Mayıs 1571 Perşembe günü Moskova'ya girmiştir.
Bir kısmı kaçmayı başarsa da geri kalan şehrin ahâlisi esir edildikten sonra şehir yakılır. Devlet Giray 150 bin esirle Kırım'a döndüğünde artık onun lakâbı Moskova tahtını zaptetmesinden dolayı "Taht Alan" olmuştur. O tarihte Osmanlı-Türk Devletinin başında bulunan Sûltân II. Selim Hân babasının dayısının oğlu olan Devlet Giray Hân'a bu başarısından dolayı murassa kılıç ve hilat göndererek tebrik etmekte gecikmez.
Rusya henüz 15 yıldır büyük devletler sınıfına dâhil olmasının sevincini yaşarken, böylesine büyük bir darbe yiyeceğini hiç düşünmemiş perişan hallere düşmüşlerdir. Hele de Rus Çarı IV. İvan neye uğradığını şaşırmıştı. Avrupa kendisinden "Büyük İvan" diye bahsederken birden otoritesi sıfıra inmiştir. Derhal Devlet Giray Hân'ı İstanbul'a şikayet etmekte gecikmedi. Ancak Moskova seferine destek veren Divân bu şikayetleri dikkate almadı.
Ancak Rus Çarı işin peşini brakmıyordu. Son bir kez İstanbul'a gönderilen elçiler merhamet dilendilerse de, diğer taraftan Kazan ve Astırahan Rus işgâlinde olduğundan dolayı Divân'dan bir de şiddetli azar işittiler.
Yapacak bir şey kalmayınca Rus Çarı IV. İvan Kırım'a elçiler göndererek sulh istedi. Yıllık 60 bin altın ruble vergi vermek şartıyla sulh sağlayabildiler..Devlet Giray Hân daha sonraki yıllarda 1577'de vefât edene kadar önemli işlere imza atmış, özellikle Lehistan'ın (Polonya) Osmanlı Türk Devletine biat ederek bağlanmasında büyük gayreti olmuştur.

28