Bir mektubun getirdikleri.. Enver Paşa'nın çocukları için çıkarılan özel kanûn (5 Temmuz 1939)

Naciye Sûltân; kayınbiraderi Nuri (Killigil) Paşa'nın defalarca başvuru yaptığını ve onun girişimlerinin kanunun çıkmasında önemli rolü olduğunu vurgularken, "vatandaş olarak memlekete dönmeleri için merhum Kayınbiraderim Nuri Paşa çok çalıştı" demişti.

Diğer taraftan baba Hacı Ahmet Killigil'in torunlarının Türkiye'ye dönmeleriyle ilgili yazdığı mektup can alıcı olmuştu. Bizzat; 25 Eylül 1937 tarihinde başbakanlık görevine başlayan Celâl Bayar'a 1938 yılında torunlarının yurda dönmesi için gönderdiği "Yüksek Başvekâlete" başlığıyla mektup şu şekildeydi.

"YÜKSEK BAŞVEKÂLETE

Oğlum merhum Enver Paşa'nın iki kızı ve bir oğlu analarının sakıt hânedana mensup bulunması yüzünden vatan haricinde Fransa'da yaşamaktadırlar.

Yüksek tahsillerini muvaffakiyetle bitiren ve büyüğü yirmi, küçüğü ondokuz yaşına giren merhumun çok sevdiği kızlarının yabancı topraklarda daha ziyâde kalmalarına ve Türkten gayrısıyla evlenmelerine yüksek vicdânınızında râzı olmayacağından eminim.

Torunlarımın, karındaşlarından biriyle evlenmelerini ve onbeş yaşına giren oğlanın da tâlim ve terbiyesini millî mekteplerde ikmâl etmesi için Anavatan'a dönmelerine müsadelerinizi yürekten gelen saygıyla iletirim."

Başbakan Celal Bayar TBMM Başkanlığı yapan Yanya'lı dostları Abdûlhâlik Renda'yı mektuptan haberdar etmiş, konuyu meclisin gündemine almasını istemişti. Eğer konu meclis gündemine gelecek olursa zâten milletvekillerinin büyük bir bölümü buna evet diyeceklerini biliyordu. Fakat Reisicumhur Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938'de ölmeden konunun gündeme alınmasına cesaret edilememişti.

TBMM 1939'un 5 Temmuz'unda Meclis başkanı Abdülhalik Renda tarafından gündeme alınan ve anneleri Sûltân, babaları Harbiye Nâzırı olan hanedana mensup beş çocuğa Türkiye'ye gelme izni verdi. Paşa'nın çocukları İstanbul'a döndüler.

Enver Paşa'nın oğlu Ali Enver babasının vasiyeti, amcası Nuri Paşa'nın da teşvikiyle asker olur. Askerlik mesleği içerisinde havacılığı tercih eder. Akabinde hava harp okulundan başarıyla mezun olduktan sonra komutanları tarafından kurs için İngiltere'ye gönderilir.

(Daha sonra Enver Paşa'nın oğlu olduğu gerekçesiyle kurmay yapılmayınca askerlikten ayrılacaktır.)

O sıra Londra'da büyükelçi olan Rauf Orbay, bir görüşme esnasında İngiltere Başbakanı Churchill'e Enver Paşa'nın oğlunun Londra'da olduğunu söyler.

Churchill heyecanlanır ve bir an önce Ali Enver'le görüşmek ister ve ilk fırsatta makamında misafir ettiği genç havacı Ali Enver'le sohbet ederken, bir ara Ali Enver'e "Biliyor musun Ali, baban benim siyasi hayatımı uzun yıllar geriye attı. Baban Enver Paşa yüzünden ancak 25 yıl sonra Başbakan olabildim" der.