Efem, "Uydur Uydur İpe Diz Araştırma Komisyonu" verilerine göre; evin reisi ne eve en çok para getiren, ne bütçeyi yöneten, ne eve geldiğinde komşuların telaşla "e bize müsaade" dedirtendir. Bir evin reisi; televizyonun kumandasına hükmedendir!
Çok acayip bir şey bu kumanda. Kralın asası gibidir, elinde bulunduranı hükümdar eder. Ve fakat fitne alettir de aynı zamanda. Sende duracak bende duracak, zap zap zapladın yok şu kanal kalsın, tartışma çıkartan bir nevi huzur bozan kaynana! Gerginlik sebebidir...
Kumandanın hâkimi, ki genellikle baba yahut evin en yaşlısı oluyor bu, sıklıkla programa dalıııp gider uyuyakalır. Tebaa, televizyonu ele geçirme sevdasındadır. Plan yapılır, usulca yaklaşılır; hissettirmeden kumandayı çekmek ter attırır, uyanan/fark eden hükümdarın operasyona verdiği tepkiler ise içler acısıdır...
Acayip bir şey bu kumanda... Dokuz canlı. Ben bundan başka alet bilmem günde en az beş kere yere düşürülüp canına kastedilse de tıkır tıkır çalışsın. Dedim ya dokuz canlı, bir o kadar da muzip ve heyecanlı. Bul bulabilirsen koyduğun yerde! Evde en çok kaybolan şey. Çorap teklerinden bile daha hızlı; ya koltuğun altında ya çekyatın kolçak arasında, belki de buzdolabında... Onca gelişmiş teknoloji, bi TV kumandası takip sistemi geliştiremedi. Ne bileyim hiç olmadı ıslık çalınca cevap verenini keşfetsinler bari. İşleri güçleri üç beş açılı diş fırçası tasarlamak...
Tasarlamak deyince aklıma geldi; kumandaların üzerinde hiç basılmayan sürüyle 'gizemli tuşlar' var, ne ola ki onlar DVD, uydu alıcısı falan gibi çoklu ürüne hitap etsin diye mi, yok yok çok düğmeli zengin gösterir diye zaar... Bizim gibi, siyah beyaz televizyona 'kumanda' olmuş nesil için bunlar ekstra bi karışık. "Bu ne ki yauvv" diye bastığınızda, süper bir yenilik keşfedebilir yahut tümden bozup batırabilirsiniz. Ellemeyiniz...

8