Salgın var…

Halime Gürbüz
04.11.2025
9

Aman dikkat, salgın var! Ben üçüncü haftama girdim ve fakat hâlâ düzelemedim. Domuz gribi, üstüne de Frankenstein Covid olmuşum. Hastanelerden eve gelemiyorum. O kadar yoğun ki aciller; serumlar ayakta veriliyor. Bol bol hava verildi, artık daha havalıyım; havamdan geçilmiyor!..

Sağımız solumuz sobe, herkes ya burnunu çekiyor ya da hapşırıyor. Öncelikle geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor, hapşırma olayına ışık, ışık da değil ha böyle kocaman spot tutuyoruz:
Yazıldığı gibi hapşıranlar:Makamıyla, gürültüsüyle insanlık için ideal düzeyde hapşıranlardır. Hapşu... Bu kadar! Ölçü birimi; desibeldir. Hapşırığının kaçma-yakalama sınırında her âdemoğlu gibi gergin olurlar. Dudakları aşağıya sarkıtır, kafayı geri atar, 'hiiuuf, hiuvvv' gibisinden çıkarırlar.
Ejderin torunu:Hapşırırken şimşekler çaktıran, geçici işitme kaybına yol açan bünyelerdir. Yakında yörede uyuklayan biri, kedi falan varsa "Anah kıyamet koptu!"vari bir yüz ifadesiyle yerinden sıçrar. Ölçü birimi; yerel iklim değişikliğidir. Öncülerle başlar; "hıaaa hıııııııııııaaaaa hıııaaaaaaa." Ardından dil dışarı meyleder ve son darbe ağlak velet ifadesiyle; 'huuuuuuaaaaaap suuuugg!' Hepimize geçmiş olsun...
65 model Mustang:Evet aynen onun gibi bir gürültüdür; brovvşuuuuu! Yaşlılarında, 'tuurk' efekt eklentisi görülür. Bunlar elmayı da hatır hutur yer. Ölçü birimi; en yakın mesafedekinin "oha"sıdır. Hapşırığın geri tepmesi hâlinde iki metre arkaya fırlayanlar olmuştur. İsviçreli bilim adamlarıyla Norveçli balıkçılar da buna şaşırmıştır.
İçli köfte:'....hıpş!' der kalır öyle... Acırım, ne bileyim yürek burkulur bunlara. Hisli insanlar, için için hapşırırlar...