Yazar, hayatın anlamını acı, fedakarlık ve zaman arasında bulur; kişinin kendini değişime açması, mükemmeliyeti takip etmemesi ve şimdi yaşaması gerektiğini savunur. Ancak, her şeyi kabullenip sorunsuz bir şekilde yaşamak, toplumsal sorunlara karşı pasif bir tutum mı oluşturur?
Hepimiz kaybettiğimiz ya da ulaşamadığımız şeyler için zamanı suçlarız. Oysa unutma ki; Zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız...
Uğraşma hiç boşuna,
Kimseyi memnun edemezsin hayatta...
Ne verirsen yürekten...
Bulurlar mutlaka, bir eksik, ya da fazla...
Değer bilmeyen kim varsa,
İşte "O" en değerli bu dünyada...
En iyisi mi
Sen kendini yorma...
Bırak seni sen olduğun için seven insanlar olsun yanında...
***
Tıpkı "Dِört Mevsim" gibidir insan.
Gülerken yaza
Sevinirken ilkbahara
Soğurken kışa
Hayalleri yıkılırken...
"Sonbahara" benzer...
***
Kalbini camdan yaparsan, kıran çok olur.
Demirden yaparsan, sonu pas olur.
Denizden yap ki, giren kaybolsun, yüzmeyi bilen kurtulsun, bilmeyen boğulsun.
***
Dünya; senden mükemmeli bekleyen kusurlularla dolu...
Onları umursama...
Sen kahveni iç...
Suyun tuzlu olduğunu anlamak için denizin tamamını yutmaya gerek yok.
Hiçbir şeyi sonraya bırakma.
Sonra kahve soğur.
Sonra hevesin kaçar.
Sonra gün geceye döner.
Sonra insanlar büyür.
Sonra insanlar yaşlanır.
Sonra hayat geçip gider.
Sonra fırsatın varken yapmadıkların için pişman olursun...

9