NATO zirvesi, tüm dünyada yankılarıyla ve yüzümüzün akıyla bitti. Hani tembihli yaramaz çocukların dediği gibi; hişş, misafirler gitti odadan çıkabiliriz! Ciddi konular uzmanlara kalsın, biz bizlik kısımlara bakalım;
Yedi düveli yedirdik, içirdik, pakladık yolladık. Başka neler yaşandı;
Zelenski (Ukrayna başı) ülkesini kurtarmaya çalışırken, Trump (Necla'nın babası) Orta Doğu'da dengeleri gözetmeye çalışırken külliyeyi "Bu ney gıı" ifadesiyle inceleyen İzlanda Başbakanı...
Tüm diplomatların ve medya mensuplarının; "Ne yedik beaah" yorumları...
Japonya Savunma Bakanı'nın bardak suyu mum sanması, tüm Japonlar gibi gördüğü her şeyi fotoğraflayıp paylaşması... Hep biz Japonların enteresan buluşlarına şaşıracak değiliz ya canısı...
Makron'un gözlükle dolanması ve kendi markasının satışını patlatması... Gözleri rahatsızmış, tekrarlanmış bir aile içi şiddet de olası...
Nasıl olsa görmez diye temizlemediğimiz odaya misafirin girmesi; Macaristan Başbakanı Magyar, İstanbul'u gezdi...
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in havayı kes... Kemal Sunal'ın Sahte Kabadayı filmindeki gibi yürümeler. Kendi ülkesinde bile alay konusu olmalar. Sonra da toplantıda burnunda baloncukla ağlayan bebe gibi;
"Ülkem Türkiye tarafından açık bir savaş tehdidi altında" demeler. Dur be oğlum, mehter marşı dinlettik alt tarafı!.. Reis bunu akşam Hollanda Başbakanı ile aynı odaya koysaydı... ama neyse...
Zirvede eşler için düzenlenen yemekte Ajda Pekkan sahne aldı. NATO'dan daha eski birisi, NATO toplantısında sahne aldı; ve hepinizden daha genç ve güzel taaam mı!

20