Mesajınız var

Tavizler zülmü durdurmaz, bizi saptırır—ama başarının sırrı gerçekten yalnızca onurla ölmek midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar iki fabldan hareketle, zulme karşı taviz vermenin bir çözüm olmadığını, aksine daha büyük felaketlere kapı açtığını savunuyor. İsyan etmekten vazgeçen horozun ve yetkisi kötüye kullanan tavşanın öyküleriyle, onurlu duruş ile çok riskli sonuçlar arasındaki gerilimi sorgulamaya açık bırakıyor; acaba pratikte ne kadar idealistik hareket edebiliriz?

La Fonten kadar olmasak da fabldan mesaj verebiliyoruz...

Efem, vakti zamanında bir horoz varmış. Her sabah ezan okuyormuş. Sahibi; "Tekrar tekrar ezan okuma yoksa tüylerini yolarım" demiş. Bu tehdit karşısında horoz korkmuş ve kendi kendisine demiş ki; "Zaruretler haramı helal kılar. Canımı kurtarmak için ezan okumaktan vazgeçmeliyim, nasıl olsa benden başka horozlar var her hâlükârda onlar ezan okur."
Horoz ezan okumayı bırakmıştır artık.
Bir hafta sonra sahibi tekrar gelir ve bu sefer; "Eğer tavuklar gibi gıdaklamazsan senin tüylerini yolarım!" der. Horoz bu tehdit üzerine horozluktan da vazgeçer ve tavuklar gibi gıdaklamaya başlar...
Horoz tam bir ay gıdaklamaya başladıktan sonra sahibi tekrar gelir ve bu kez de; "Şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan yarın seni keserim!" der. Bunun üzerine horoz hüngür hüngür ağlamaya başlar ve; "Keşke ezan okurken ölseydim!" der...
Onların istekleri, gayrimeşru istekleri de zulmü de bitmez. Taviz vermek onları durdurmayacağı gibi bizi yoldan saptırır. Öleceksek de onur ve izzetle kendimiz olarak ölmek gerek...

***
Aslan, yıllık izne gidecekmiş. İzne gitmeden önce; "Hareketlidir, hızlıdır, ormanı dolaşıp gelince bana rapor verir" diye düşünüp vekaletini tavşana bırakmış. Bunu tüm hayvanlara 'e-Posta' atıp bildirmiş;
"Tavşan vekilimdir, ona saygısızlık ederseniz bana etmiş sayılırsınız, geldiğimde hesabını sorarım!" diye yazmış.
Tavşan, ertesi gün havalı havalı çalımla ormanda dolaşmaya başlamış. Bakmış kurt dereden su içiyor. Yanına yaklaşıp dürtmüş.