Aynen devam...

Gü-nayy-dınn! Günaydın, imkânı olanlar tekrar uyusun; ben kalktım baktım dünün aynısı... Fon krizi, bombalar, yeni savaş başlıyor gerginliği, İsrail zulmü, ibiş Zelenskiy, sarı kafa âlemin delisi, hayat pahalılığı, siyasilerin üzerimizden prim devşirmesi... N'aapıyoruz
Kalite standartları gereği sadece keyfimize bakıyoruz;

Zayıf insanlar intikam alır, güçlü insanlar affeder, zeki insanlar umursamazlar.

Masada sessizlik olmasın diye bütün özelini anlatanlar, size de selam olsun.

Hiçbir cümleye sığmaz bazı kırgınlıklar, sanırım susmak bunun için var...

Çiçeğin karşılığı çiçektir de... İşte biz, çiçek verene bahçe bağışladığımız için bu hâldeyiz.

'Soğuktan titresem, donsam inlesem de darıldığım dağın odununu yakmam!' diyenler el kaldırsın....

Sağduyu deodorant gibi bacım affedersin, en çok ihtiyacı olanlar asla kullanmaz.

Hevestir bu illaki kursakta kalır; önemli olan umudu kaybetmemek...

Önce içimizden geliyor, sonra da burnumuzdan.

Her geçen gün biraz daha 'imdat!' yaa...

Tam mesaj yazarken 'kime ne anlatıyorum ya...' deyip silenler, buradasınız biliyorum.

Bazen hayatta acı çekersin. Kötü olduğun için değil; fazla iyi olmayı ne zaman bırakman gerektiğini anlayamadığın için...

Bizim şişkinliğimiz kilodan falan değil, her şeyi içimize ata ata şiştik! Yarından itibaren diyete değil had bildirmeye başlıyoruz.