Yardımlaşmanın zarif örneği

Osmanlı medeniyetinin "Balık bilmezse Hâlık bilir" ve "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışının en güzel örneğinden biri olan "zimem defteri" geleneği, yardımlaşmanın, dayanışmanın, zarif bir örneği ve bütün güzelliklerini içinde barındıran bir davranış modelidir.

Osmanlı'da Ramazan ayında zenginler, hiç tanımadıkları insanların borçlarını öder; borcu olanın borcunu kimin ödediğini, borcu ödeyen de kimin borcunu ödediğini bilmezdi.

Zimem, bakkal, manav, kasap müşterilerinin borçlarını kaydettiği veresiye defteridir.

Osmanlı'da bir Ramazan geleneği olan "zimem defteri" uygulaması neden yapılırdı

Osmanlı toplumunda Ramazan günlerinde pek çok zengin, hiç tanımadıkları muhitlerde tebdil-i kıyafet üzere gezerler, bölgedeki bakkal, manav ve dükkânlara giderek onlardan veresiye defterini çıkarmalarını isterlerdi. Baştan, ortadan ve sondan rastgele bâzı sayfalarda yazılı borçları toplattırıp çıkan miktarı öder ve "Bu borçları silin! Allah'ım kabul eyle!" deyip, kendilerini tanıtmadan giderlerdi.

Borcu ödenen, borcunu kimin ödediğini; borcu sildiren de kimi borçtan kurtardığını bilmezdi. Gizli verilen nâfile sadakanın, açıktan verilenden daha makbûl olduğunu bilen zevât, yardımlarını mümkün mertebe gizlice yapmaya gayret ederlerdi. Ecdâdımız sağ eliyle verdiğini, sol elinden bile saklar, yaptıkları iyilikleri de hemen unuturlardı.