Bediüzzaman'ın ev sahibesi

Fitnat Güngör, 1908'de Isparta'da doğdu. 1977'de vefat etti. Evi bir Nur dershanesi idi. Hem de uzun yıllar Üstad'ın kiracı olarak oturduğu bir mübarek hane idi. Birçok yazılara, bahislere ve hatıralara mevzu olan Kepeci (Bey) Mahallesindeki Nur merkezi. "Said Nursî'nin Evi" diye yazılan evdir.

Rüşdiye mezunu Fitnat Hanım, Isparta'daki evinde Bediüzzaman yedi yıl kiracı olarak oturdu. 1953 yılında Üstad Said Nursî'ye kiralık olarak vermişti. Üstad bu mübarek hanede, yedi sene kalmıştı.

27 Mayıs baskınından sonra, maalesef kendi öz oğlu tarafından jurnal edilerek, Nurculuk propagandasından dolayı, Isparta Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilmişti. Mahkeme kendisi hakkında verdiği beraat kararında şunları tesbit etmişti:

"Ölen Said Nursî'nin kiracı olarak maznun Fitnat Güngör'ün evinde oturması sebebiyle maznunun, Said Nursî'ye karşı bir manevî bağlılığı bulunduğu, fakat maznunun laikliğe aykırı, devletin içtimaî, iktisadî, siyasî ve hukukî temel nizamlarını kısmen de olsa dinî esas ve inançlara uydurmak amacı ile cemiyet tesis, teşkil, tanzim, sevk ve idare ve bu maksatlarla dinî veya dinî hissiyatı ve dince mukaddes tanınan şeyleri âlet ederek menfaat sağlamak maksadıyle propaganda yaptığı görülmediğinden, suçun sübutu hakkında da mahkemeye tam ve kat'î bir vicdanî kanaat husüle gelmemiştir."

"Elde edilen kitaplar da okunması ve bulundurulması yasak olan kitaplardan olmadığı, bu deliller hüküm ve tesisine kâfi görülmemiştir."

Fitnat Hanım Üstad'ı son olarak görmesini şöyle anlatır: "1960 yılı 20 Mart günü kapım çalındı. Kapıyı açtığımda bir Nur Talebesi: 'Üstad sizi çağırıyor' dedi. Üstad karyoladaki yatakta gözleri kapalı, baygın bir halde uzanıyordu. Nur Talebeleri de başında üzgün bir şekilde bekliyorlardı. Gözlerini zor açarak: 'Hemşirem! Allah'a ısmarladık. Bana dua edin, rahatsızım' dedi. Beni helâlleşmek için çağırdığını anlamıştım. Yedi yıllık komşuluk hakkı için benimle vedalaşıyordu.