Zamane!

Keşke şimdiki çocuklar da görebilseydi bizim gördüklerimizi.
O zaman ne çok şeyi kaybettiklerinin farkına varırlar belki. Her şeyden önemlisi sevginin saygının ve güvenin önemini.
Bizler bayram öncesi mahalleye gelip, yoksul çocukları bir kamyonete bindirip, bayramlık giysilerini aldıktan sonra evlerine teslim eden iyilik meleklerini gördük. O insanlar ne çocukların nereli olduğuna bakardı ne babaların düşüncelerine. Her şey Allah aşkına.

***

Bizler yüzlerinden nur akan, çocuklara gözü gibi bakan dedeleri nineleri, ceketinin astarını bile göstermeyen zarif zenginleri gördük.
Bayram harçlıklarını, lokumlu mendilleri, kara tahtalarda beyaz tebeşirle terbiyenin hasını öğreten aydın öğretmenleri, kıt kanaat yaşayan gazetecileri görünce ceket ilikleyenleri gördük. Darbeler gördük, karartma geceleri. Otel damlarından insanlara kurşun yağdıran ajanları. Ama bayramlık ayakkabıyı yatak altında saklamanın ne demek olduğunu da bizim çocukluğumuz biliyor.

***

Sokaklarda bayramlar için kurulan tebrik kartı sergileri olurdu. O kartlar bugün cep telefonlarında "bir tıkla" gönderilen mesajlara bin basar. Bizler gaz lambalarını gördük, radyolardaki onurlu sesleri, şarkıcıların, sinema oyuncularının asillerini. Birbirimize avazımız çıktığı kadar bağırmayı ama kırılmamayı. Tiyatro biletleri için kuyrukta beklemeyi. Yıldız Kenter'i gördük, Gülriz Sururi'yi, Cem Karaca'yı, Fikret Kızılok'u, Aşık Veysel'i.


20 MART 2026 MUTLULUK TAKVİMİ
Büyükleri yalnız bırakma.
Bugün birinin hayatına dokun.
45'lik şarkıların peşine takıl.

Üzerimdeki gömleğin İçi de hasret dışı da Yüreğimdeki sevginin Yazı da aynı kışı da Ne zaman bahsin geçse Yanan canım dile gelir İçin için ağlamayı Senin de kalbin iyi bilir Aşık olan ağlar Elinde değil Vefasız bir aşkın Ahiretinde Doğarken öğrendik Biz ağlamayı Hepimiz insanız Nihayetinde