Yürek hesabı!

Okullara hayatta kalma dersi yüklemeden önce, çocukların ruh sağlığını sosyal medya ve ekran bağımlılığından koruyacak sistem nerede?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, çocukların depresyon, şiddet ve umutsuzlukla boğuştuğunu, okulların yanı sıra aile, medya ve devletin de sorumluluk alması gerektiğini savunuyor. Tüm sorumluluğu eğitim sistemine yüklerken, özel programlar ve sempozyumlar talep ediyor. Ancak yazarın kendisi, milyonların konser gösterilere akıtılırken neden bilimsel sempozyumlara sponsor bulunamadığını sorgularken, aslında bu sadece sistem sorunu mudur yoksa toplumun değerlendirmesinin kendisi mi sorunudur?

Okullarda hayatta kalma dersi de okutulmalı. Üzerine ağır yükler bindirilen çocukların sendelediği bir zaman diliminden geçiyoruz çünkü. Onların içi dışından da görülür.
Okuldaki terbiyenin karşılığını vermek çocukluğun en değerli ödevidir.
Çocuklarına silah kullanmayı değil büyüklerine yer vermeyi öğretirdi babalar. Biz öyle gördük.


Okullarda ayakta kalma dersi de okutulmalı. Bir kuş sadece kanatları olduğu için uçmaz. O çocukların da sadece okulu bitirmekle ayakta kalacağı gerçeği söz konusu olamaz.
Yapay zekanın insanların yerini alacağı bir dünyada, doğal zekanın her şeyi alt edebileceği gerçeği inşa edilmelidir. Ama sosyal medya mezbahalarındaki linç devriyelerinden ve dizilerdeki bilinçaltı mesajlardan o çocukları korumak hiç kolay değil artık.


Okullarda sorumluluk dersi de okutulmalı. Devletine, ailesine ve her şeyden önemlisi kendi geleceğine yönelik sorumluluk. Buna aileler de dahil edilmeli öğretmenler de. Bizler her gece vicdanımızı sorgulamayı öğreten öğretmenlerle büyüdük.
Yaz tatilinde aydın öğretmenlerimin önerdiği tatil kitaplarının içinde gezindiğim masum yıllar geliyor gözlerimin önüne. Her birini rahmet ve saygıyla anıyorum.


Okullarda şarkılar da öğretilmeli.
Bizler o şarkıları çocukluğumuzdan beri aklımızda tutuyoruz. "Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür." O masum okul yılların ve çocukluğumuzun en güzel marşıdır;
"dağ başını duman almış yürüyelim arkadaşlar." H H H
Her şeyi de okullara bırakmayalım.
Depresyon ilaçlarıyla boğuşan çocuklar için televizyonlarda özel programlar olmalı. Çocuklara yönelik bilimsel, ruhsal sempozyumlar düzenlenmeli. Her şeye sponsor olanlar böyle konuları israf sayar.
Belediyeler işin içine girse paraları çıkmaz ama yatarken giydiğini sahnede giyen pespaye şöhretlerin konserine milyonlar akıtırlar.


Eskiden yürek hesabına bakılırdı, şimdi silahların kalbi dolu insanların boş! Bu iç kanamayla nereye bu yolculuk Çocukların saflığını elinden alırsanız, umutsuzluk, şiddet ve depresyondan başka geriye ne kalır Vatana millete hayırlı evlat yetiştirmenin yeni kurallarındaki özgürlük ve yaratıcılık bilgisayar ekranlarının dışına çıkamıyorsa, anneler babalar ekran başına çivilenmek zorunda mıdır


Çocuklar adına cevabı verilmeyen o kadar çok soru birikti ki! Ayrıca yapılan bir araştırmaya göre çok soru sormak ömrü kısaltıyormuş! Mühim değil ben de sonlardayım zaten!