Bizlerin madeni paraları biriktirdiğimiz demir kumbaramız, 12 Aralık'ta okullarda "Yerli Mallar Haftası" diye özel bir etkinliğimiz olurdu. "Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı" diye harika bir sloganımız vardı. Sınıflarda masaların üzerinde kuru incirler, kuru yemişler, meyveler ve aydın öğretmenlerimizin verdiği mesajlar olurdu. Hala ülkemize olan sevdamızın da marka meraklısı olmayışımızın sırrı da budur.
***
Her şey hafızalardan silindi, şimdi yabancı isimli restoranlar moda! Alışveriş merkezlerinde ithal kazıklar çakılı. Yerli giysilerin neredeyse aşağılandığı bir zaman dilimindeyiz. Yabancı marka bir çanta için ruhunu satanlar var. Zengin bir enayiden sadece nafaka için çocuk yapıp boşanan ve binlerce dolarlık çantalarını sosyal medyada sergileyen kadın, yarattığı soysuz markasıyla kaç genç kızımızı zehirlemiştir acaba Binlerce dolarlık çantaların derdine düşenlerin içinde insanlık için ayağa kalkacak birileri var mıdır Bu da yazımın gizli öznesi.
***
Yıllar önce de ithal bir çantayı alabilmek için saatlerce kuyrukta bekleyenler için bir yazı yazmıştım da emekli bir öğretmen telefon edip sormuştu. "O çantaların içinde ne vardır" Verdiğim cevabı hatırlıyorum; "binlerce doları marka çantaya verenlerin beyninin içinde ne varsa, çantanın içinde de o vardır kuşkusuz." Emekli öğretmeni güldürmüştüm, anası ağlarken bile!
***
Bir zamanlar her bütçeye uygun yerli sigaralarımız vardı, tekel fabrikalarımız. O fabrikalarda çalışan genç kızlarımız, delikanlılarımız vardı. Şimdi Amerikan sigaralarına teslim olmuş bir hayatın içinde kendi tütünümüzü bile yadırgıyoruz! Yabancı bağımlılığımız gittikçe büyürken!
***
Yabancı markaya karşı daha ağır yenilgiler de var. Porsche marka otomobiliyle görevli polisi öldüren alkollü sürücü züppe bir şekilde hapisten kurtuldu. Babası zengin, otomobili marka olan bu katilin işlediği suçun yarısını işlemeyen yerli otomobil sürücüsü belki hala hapiste!
***
Şimdi elindekiyle yetinmeyen doyumsuz bir gençlik sorunu yaşanırken, marka merakının ve müsrifliğin sonunun nereye gideceğini tahmin etmek zor değil. İthal edilen müzikle uyuşturucunun nasıl teşvik edildiğini, cehaletin ve şiddetin nasıl körüklendiğini de görüyoruz. Her şey bilinçli bir tüketimin eseri. Sosyal medyada caka satmak en anlamlı etiket. Para harcamakla harcanan değerler arasındaki yakınlık "bağımlılığa" dönüştü. Delikanlılar uyuşturucu batağında, genç kızlar fuhuş yatağında harcanırken baronlar ve pezevenkler manzarayı hangi ithal marka gözlükle seyrediyor acaba

10