Para bütün kötülükleri güçlendirdi. Hayatın içinde kendini pahalıya satmak diye bir tabir vardır ki bunda mücadelenin onuru mevcuttur. Ama şerefini satmak diye bir şey vardır ki "ciğer üzerinden bile" beş para etmez!
Yıllar önce gariban bir adamı yazmıştım da günlerdir aç kalan adam kolundaki sıradan saati bir tas çorbayla takas etmek için Sirkeci'de bir lokantayı tercih etmişti. Lokantadaki şeften gelen tepki; "yallah!" Meslek onurunu satan alçakların karşısında iki büklüm olanlar için böyle insanların hiçbir zaman değeri olmadı.
Nasılsa 'açlıktan kim ölmüş!'
Oturduğum mahallede yol kenarında tek kolu olmayan kadın mendil satardı, sonra kayboldu.
Onun hayata dört kolla sarılmasına duyduğum saygı kadar yaşadığı hikayeyi merak etmiştim de "beni en güzel mendillerim anlatır" demişti.
Hayata verdiği emeklerin final sahnesiydi mendil satmak. Mendili onurlu yapan da kadındı elbet.
Satılık ruhlar galerisi tıka basa dolu.
Sükseli otomobil yakışana zarafet, görgüsüzler için caka satmak adına kartvizittir. Kimileri kullandıkları otomobilde beyzbol sopası, kesici alet hatta silah bulundurur. Rahmetli sanatçı Kayahan otomobilinde yol kenarındaki çocuklara dağıtmak için 'gofret' bulundururdu. O yüzden her zaman saygıyla ve rahmetle anılmayı hak ediyor!Bir ömrün geçip giden filminde insanlığa anlam katmaktır karakter.
Ne sızlanmak ne sisteme yağcılık yapmak. Harama, şerefsiz kazancın tek kuruşuna ihtiyaç duymamak, gerekirse pazarda limon satmak ama ruhunu satmamaktır. "Şerefsizliğin bu kadarına da pes" dediğimiz adamları ve onları satın alanları görünce utanıyor insan. "Keşke bir limon alsaydınız!"Utanmak denince, şair Ahmet Çuhacı'nın "Kuşla Çiçek Arası" adlı şiir kitabındaki, o muhteşem şiire gidiyor yüreğim. "Adam işkence görecekti.
İşkenceciler sordular. "Bir organını yok edeceğiz, hangisi" "Gözlerimi.Yapılanı görmeyeyim, utanırım."
Utanma duygusunun ayakta olduğu yıllarda mahalleleri güzel yapan insanlardı. O yoksul insanların çocukları su sattı simit sattı ama kendini satmadı. Şimdi delikanlılar kadın satıyor, uyuşturucu satıyor, üç kuruşluk çıkar uğruna en yakın dostunu satıyor. Unutkan bir tarihimiz var! Oysa isimsiz mezarlarda ne yiğitler yatıyor.
MUTLULUK TAKVİMİ

12