Ramazan

Hakkı Yalçın
19.02.2026
13

Ramazan gelince merhamet ayaklanır, sihirli bir sıcaklık kaplardı her yanı. Paranın az, insanlığın çok olduğu yıllardan bizlere kalan en güzel anılardı Ramazan. İftar vakti sokaktaki oyununu yarım bırakan çocukların "top patladı" diye eve koştuğu masum yıllar. Yalanın itibar görmediği, paranın onuru ve haysiyeti yenemediği harika yıllar.

***

Komşuluğun altın devrini yaşadığı o yıllarda birbirine benzerdi masal gibi mahalleler. İftarın açılmasını beklerken küçük bir radyodan "hamdolsun verdiğin nimetlere" diye yayılan huzurlu sesin merhameti vardı siyaseti değil. Ramazan'ın ilk günü birileri gelir, ellerindeki erzak dolu torbaları evlerin önüne bırakır usulca giderlerdi. Onların gönül zenginliği en anlamlı dilekle uğurlanırdı; "Allah razı olsun."

***

Camların önü fesleğen yüklü, evlerde huzurun lamba ışığı. Sadaka için gelen insanlara "Tanrı misafiridir" deyip açılırdı kapılar. "Nerelisin" diye sorulmazdı kimseye, çünkü havasından suyundan bu toprakların soyundan gelirdi yardımlaşma. Halden anlamanın bin türlü hali vardı. İnsan elini uzatmak istediği zaman kapı nedir ki zaten, yeter ki o yürek olsun.

***

Ramazan'da bütün meyhaneler ve eğlence yerleri kapanır, oruç tutmayan tutana saygı gösterirken, oruç tutan tutmayana tepki göstermezdi. Herkesin inancı kendine. Yüreklere sadakat gelirdi, kötülükten yalandan ve hasetten uzak. "Birimiz hepimiz için" duygusuna açılırdı kucaklar. İyilik ve güzellik mesafe tanımaz zaten. İstenirse uzaktan da kucaklanır insanlar, yeter ki o merhamet olsun.

***

Ramazan nefsinden feragat etmenin kutsal günleridir. Bedenin nadasa çekilmesi ve her şeyden önemlisi fırsatçılıktan vazgeçilmesidir. Sefalete uzaktan bakmanın insanlık kitabında yeri yoktur, açlık insanın ruhunda açılan en derin yaradır çünkü. Komşusu aç yatarken tok yatmanın günahlarından arınma mevsimidir Ramazan. Bir duygu yoğunluğu, ilahi bir emirdir vicdanlara.