Ne var ne yok!

BABA ile oğlun bir zaman tünelinin içindeki 'ne var ne yok' konulu muhabbeti. Oğul sordu; "sizin çocuk olduğunuz yıllarda ne yoktu baba' Baba olmayanları sıralamaya başladı. 'Bizde ihtiras yoktu, televizyon yoktu buzdolabı yoktu, kapımızda kilit yoktu. Kredi kartı, lüks merakı, depresyon ilaçları yoktu. İçine ne katıldığı bilinmeyen hazır yemek yoktu. Her şeyden önemlisi çocukları çemberine çekecek uyuşturucu baronları yoktu." BABA ile oğlun bir zaman tünelinin içindeki 'ne var ne yok' konulu muhabbeti. Oğul sordu; "sizin çocuk olduğunuz yıllarda ne yoktu baba' Baba olmayanları sıralamaya başladı. 'Bizde ihtiras yoktu, televizyon yoktu buzdolabı yoktu, kapımızda kilit yoktu. Kredi kartı, lüks merakı, depresyon ilaçları yoktu. İçine ne katıldığı bilinmeyen hazır yemek yoktu. Her şeyden önemlisi çocukları çemberine çekecek uyuşturucu baronları yoktu."

'Başka neler yoktu baba' Babada yok yok! 'Telefon yoktu, peynirin içinde mikrop yoktu zeytinde boya yoktu, görgüsüzlüğün daniskası serpme kahvaltı yoktu. Yoksullar için de hayat ucuzdu, fırınlara ekmek asmak yoktu. Her önüne gelenin arabasında çakar yoktu, her şeyden önemlisi büyüklere saygıda kusur yoktu.'

'Peki, sizde ne vardı baba' Baba gülümsedi. 'Ahşap evlerin arasında sarmaşık gülleri, çocukların taştan kaleleri için kocaman arsalar vardı.
Tiyatrolar vardı, geceleri birbirimizi çağırdığımız arkadaş ıslıkları, insanları uyandıran sinema filmlerine bilet almak için kuyruğa girmek ve kitap okumak gibi bir alışkanlık vardı. Sevgi vardı merhamet vardı, konuşma dilinde zarafet vardı. Paran olursa ödersin diyen bakkallar vardı. Sırtında mezarıyla dolaşan hamallar, bozulduğunda kalemle sardığımız kasetler vardı. Sokakta bulduğu paranın sahibini arayanlar, her şeyden önemlisi oturduğu koltuğun namusunu bilen insanlar vardı.'

"Başka ne vardı baba" Babanın gözleri daldı. "Çocuklar için uçurtma vardı, genç kızlar için çeyiz sandıkları vardı. Birbirlerine kardeş bakan pencereler, küçüklerin büyüklere yer verdiği kırmızı renkli belediye otobüsleri vardı. Radyoda organik ajans haberlerini dinlemek vardı. Görevini layıkıyla yapan hakim amcalar, sabahlara kadar ağzında düdükle dolaşan dürüst gece bekçileri vardı. Gazetelerde yazdığı her satırı okutan yazarlar vardı. Rakip takım taraftarıyla aynı tribünde maçı izlemek vardı. Kadir kıymet bilmek vardı. Üzerimizde bir ceket vardı bütün yıl giyerdik ama temiz kokardı. Her şeyden önemlisi utanmak diye bir gerçek vardı.' Baba sordu bu kez; 'bizde olanları sizde olmayanlarla değiş tokuş yapmak ister miydin oğul' Oğlun gözleri doldu, 'istemez miydim baba" dedi, "kendimi huzurlu ve güvende hissetmeyi istemez miydim' Not: Bazı yazıların zamanın ruhuyla değil, insanın ruhuyla ilgisi vardır. O yüzden bir kez daha hatırlatmakta sakınca yoktur.