Birçok şeyin dışında kalmak için mücadele versek de hayatın içindeyiz. Bizler kalbimizde yaşattığımız eski duyguların peşindeyiz. Düzene uymak diye yaratılan sistemin içinde haksız kazancın peşinde koşanlar ilham veriyor çocuklara. Vicdanın sesiyle paranın ses düzeni arasında tulum çıkarıyor vicdansızlık! Evrim projesi amacına ulaşmışken, maziye bağımlı olmak demode sayılıyor.
Sanal ilişkiler dünyasında, teknolojinin sunduğu kötülükler seviliyor en çok. Herkes payına düşenden fazla kir sunuyor.
Sövgülerin övgü aldığı bir dünyada yaşadığımız ortadayken, daktiloyla bilgisayar arasındaki farkı anlatmak komik kaçıyor. Dünyadaki karbon miktarını azaltmak için, önce kurulan kirli cümlelerin sonra havanın ve denizlerin temizliğine el vermeliyiz desem daha da komik olur! Olsun! Biz de böyleyiz.
Eski yıllarda en çok gülle bülbülün aşkını anlatırdı şarkılar. "Bülbül aşıkmış güle, gül naz eder bülbüle." Bir bülbülün bütün hayatını gülün etrafında harcadığı sanılır. Hayır!
Bülbüller yılda 3500 kilometre yolculuk yaparlar. Yıllardır güllere şakıdıkları o harika bestelerin bedelini böyle öderler.Şimdi hırsızlar için yapay zeka hizmete girdi. Şarkı yazmak beste yapmak çocuk oyuncağı. Beleş hayatın sülük ürettiği sistemde emeğin, yılların ve eğitimin hiçbir anlamı yok. Yapay zekaya ver emri al şarkıyı, altına imzanı at ve sür piyasaya! Çalmak utanılacak bir eylem değil çünkü!
"Yoksulları niye bu kadar seviyorsun" diye soranlar oluyor da her zaman cevabım belli; "ben onurlu yoksulları seviyorum!" Onların mezarlıktan geçerken dua okuyan çocukluğu vardır, "aşkımız öldü" diyenlerin mezar taşlarını arayan. Saçını limonlu suyla tarayan. Onların modası geçmiş gençlikleri vardır, mahallenin onurunu koruyan. Kitap vitrinlerine otomobil galerilerinden daha çok bakmışlardır ama kimsenin karısına kızına yan gözle bakmamışlardır.
Dünyayı daha yaşanabilir hale getirebilirdik. İstemedik. Sosyal medya denen akvaryumda balık olmayı sevdik, haksızlığa karşı kalabalık olamadık. Dürüstlük bütün özelliğini kaybetti. Bunun adına toplumsal zafiyet dendi. Üzerinize afiyet insanlık hasta oldu. İsteseydik ne çok şeyi yapardık, istemedik.
Dünya biz istediğimiz için dönmüyor zaten.
MUTLULUK TAKVİMİ

5