Neymiş teknolojiymiş, zamanın ruhuymuş! Her haltı beceren, her türlü kötülüğü örgütleyen teknoloji sadece kuşları kandıramadı.
Kuşlar tabiat anaya insanlardan daha sadık olduklarını gösterdiler. Yeri geldi camların önüne konup haber getirdiler de dikkate alınmadılar.
Posta güvercinlerini hatırlayın, Onların günlerce süren haberciliği teknolojinin saniyelik maillerinden bin kere daha temiz ve güvenliydi.
Buluttan zarfları da kuşlar icat etti, o yüzden kuşların alfabesi gökyüzüne yazılıdır. Ne yazık ki o gökyüzünü bombalarla füzelerle insanlar kirlettiler. Çocukların kaderini Hitler döneminde olduğu gibi yeni cellatlar yazıyor şimdi.
Önceki gün kuşlardan haber geldi.
"Tebrik kartlarına geri dönüyoruz." Özel bir not göndermişler, "birbirinize taş atacağınıza bayramda kuşlu tebrik kartı atın!" Ama bir dipnotları var.
"Trump ve Netanyahu'nun yüzlerine iyi bakın. Sinsi planlarını lütfen iyi okuyun. Topraklarınız da büyük tehlike altında çocuklarınız da. Onlar bir taşla iki kuş vurmak istiyor!" Bazen en olmayacak haberin patentidir; "kuşlar söyledi." O yüzden onların her sözünün bende anlamı büyük. Onlarla nasıl konuştuğumu merak eden varsa, mahalle kültürünü bilen herkes "kuş dilini" de bilir.
Vesikalık fotoğraf çektirmenin bile sihri vardı bizler için. "İstanbul hatırası" yazılı siyah bir örtünün önündeki fotoğraf makinesine poz verirdik. Bir şimşek çakardı örtünün altından, içinden kuş çıkardı. Kuş bizim verdiğimiz pozu alıp yola çıkardı da birkaç gün sonra o fotoğrafın içinden biz çıkardık.
Gençlik yıllarımda da kuşlarla dostluğum devam etti. İstanbul'un her köşesinde bayram öncesi kartpostal sergileri olurdu. O zamanlar tebrik kartının özel bir yanı vardı çünkü. Ben yazacağım cümlelere uygun olan kartları seçerdim.
O tebrik kartlarının modası bende hala geçmediyse, hayatımda iz bırakan güzel insanların kaybolan adreslerini soracağım kuşlara. Onlar gönül kuşları. Telgrafın tellerine konmayı bıraktıktan sonra tebrik kartlarına konan, sonra da kaybolan yaralı kuşlar. Elle mektup yazmanın zarafetini öğreten şair kuşlar. Puştları gözünden tanıyan hayat elçileri.
Niye geldiklerini merak ediyorsanız, hepimizi yeniden sevgiye, saygıya davet etmek için geliyorlar. Ülke bütünlüğüne ihtiyacımız olduğunu fark ettikleri için. Netanyahu ve Trump'ın ne mal olduklarını bildirmek için. Hiçbir gerçek; kuşlar kadar gürültü yapmaz insana "uyanın!" diye. Ve unutmayın ki sadece kanatları olduğu için uçmaz kuşlar!

3