TEKNOLOJİK trenlerin frenleri tutmuyorsa siz kendinizi tutun. Çocuklarınızı sosyal medya mezbahasından uzak tutun. Yoksa anaları ağlatacak kirli bir zamanın içinde gülmeyi unutun!
Hayat bir mücadele ama başkalarını devirerek ayakta kalmak duygusunun insanlıkta asla yeri yok. Başkalarının çiçeklerini sulamaktır hayat, başkaları sizin çiçeklerinizi kurutsa da.
Derinlik delilik sayılıyor da aklını kötülükle zenginleştiren çakallık itibar görüyormuş, görsün. Bırakın şeytan görsün yüzlerini! Bugünün "anahtar" cümlesi; çaldığınız kapılar açılmadı diye sizin de başkalarına kapıları kapatmanız gerekmiyor. Yumurta kapıya dayanınca zaten iş işten geçmiş demektir.
İçinizdeki çocuğu hırpalamak kendi tasarrufunuzda olabilir ama bunun bedelini ödemek zorunda olduğunuzu da unutmayın. Çocuk kalma hevesini kaybedenlerin hevesi de kursağında kalır. Çocukların üzerini aile yadigarı geleneklerle örtün asla üşümezler. Günü gelince de sizi kara kara düşündürmezler. Hal ve gidiş derslerinin ortadan kaldırılmasından sonradır ahlakın yerle bir olması.
İçiniz sıkılırsa bir dostunuzu arayın, birinin omuzuna yaslanmaktan korkmayın. Öyle bir omuz bulabilme ihtimalini çoğaltmak için sizdeki omuzun vefasını sorgulamayı da unutmayın. Başkalarının kirli parasını sayacağınıza yerinizde sayın. Çünkü kirli para her türlü kötülüğe müsait olanların gelişimini hızlandırıyor. O yüzden kötüler her zaman teorik hesaplar peşindeyken siz vicdanın mahasebesini tutun.
Arada bir lösemili çocukları ziyaret edin. Onlar kimseyi çağırmaz sadece gelmelerini bekler. Onların saçları da yoktur suçları da ama onları mutlu edecek ipuçları sizdedir emin olun.
Nostaljik yılların onurlu ölüleri, teknolojik yılların haysiyetsiz dirilerine bin basar. Hayata poz vermek için gelenlerle, kellesini koltuğunun altına alıp yürüyenler arasındaki farkı hissedin. Kaybetmeyi göze alanların kazandığı onur hala insanlık kitaplarında yazıyor. Bazen hayat kurtarırken kahraman olur insan bazen hayatını verirken. Çok parası olduğu için değil.
İnsanlık borsasında ciğeri beş para etmeyen ahlaksız bir zenginin berberi olduğunuzu hayal edin. "Sizin vicdanınızı kim tıraş ediyor" diye sorun. Saçlarına yüklenen elektrikten kaç para kazandığını da sorun, çünkü onlar sinekten bile yağ çıkarır, bebeklerin bile kanını emer. O ahlaksız zenginler sizin karşınızda başını eğerken; "dik durun" deseniz de duramazlar. Ayrıca böyle insanların başını eğmek için berber olmanıza da gerek yok, sizin dik durmanız yeterli. O zaman kendinizi tebrik edin. Sizin gibilerin modası asla geçmez!
Mutluluk Takvimi

1