Yazar, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarından hareketle, çocuk suçluluğunun temel nedeninin medya, dizi ve sosyal medyanın aşıladığı şiddet kültürü olduğunu ileri sürmektedir. Anneler-babaların dizi ve maç yayınlarına daldığı sırada, çocuklara erkeklik ve güç silah ve zorlukla tanımlanırken, sokak çetelerinin oluşması kaçınılmaz hale gelmiştir. Oysa bu tehlikeleri görmek için okulların basılması beklenmemeliydi; medyanın ahlaki sorumluluğunu kimler denetliyor?
Şanlıurfa'da okuldaki öğrencilere yapılan silahlı saldırının sorgusu yapılırken dün Kahramanmaraş'ta yeni bir saldırı.
Üstelik can kayıpları var. Çocukların okulda bile emniyette olamadığı bir düzenin içindeyiz artık. Tehlike büyük.
Sokaklarda çocuk çeteleri almış başını giderken, hastanelerle birlikte en emniyetli mekanlardan biri olan okullarda çocuklar emniyette değil.
Berbat konuşma diliyle o güzelim terbiye öldürüldü ve çocuklar yoldan çıktı. Ekranlarda "çukurlar" açıldı, şiddet ve öldürme içgüdüsü çocuklara enjekte edildi. Ülkemizde suça sürüklenen çocukların yüzde 60'ı yaralama sebebiyle tutuklu, üstelik çoğu da madde bağımlısı. Paranın ve yalanın her şeyin önüne geçtiği düzende ölü çocuklarını doğuruyor hayat. Markette çocuk öldürenlerin bile arkasında durulurken, öldürülen çocukların ailelerine tehdit yağarken, bilinçaltına yüklenen emirler de belli.
Teknoloji arsız bir misafir gibi evlere girince insanların içindekiler dışarı çıktı.
Özellikle sosyal medyada dürüstlük ve merhamet adına hiçbir şey kalmadığı için çivisi çıktı şiddetin. Teknolojik akvaryumlarda ithal yemlerle beslenen çocukları daha neler bekliyor kim bilir.
Ayrıntıların kuyruğuna basmak yeterli;
"sosyal medya potansiyel katil üretme çiftliğidir!" H H H
Zehrin diğer kaynakları Amerikan film endüstrisi ve yerli diziler.
"Televizyonu kapatır mısın baba" diyerek ağzı bozuk zorbaları işaret eden bir kız çocuğunun "o adamlardan korkuyorum!" haykırışına babanın verdiği cevaba bakın. "Ama ben onları seviyorum!" Babasından geleceğini isteyen kız çocuğunun öznesi; "beni böyle adamlarla baş başa bırakmanın bir bedeli var baba!" haykırışıdır. Her şeyden önemlisi; "yapman gerekeni yapmıyorsun baba" duruşudur!
Kucağında bebeğiyle, gözleri bağlanmış bir annenin, eli silahlı adamlarla kuşatıldığı bir dizi sahnesini hatırlıyorum. Böyle bir sahnenin o diziden kaptığı reyting, çocuklara verilen emrin ta kendisidir desem kim dinler
Böyle sahnelerde erkeklik belde silah ve şiddetle tanımlanırken, sokak çetelerinin mahalle aralarına egemen olmasıyla amacına ulaşmıştır. Ne yazık ki bazı gerçekleri görebilmek okulların basılması gerekmiyordu!
Eskisinden hızlı yaşlanıyor çocuklar.
Anneleri televizyon dizilerinin, babaları maç yayınlarının karşısında kendilerinden geçerken, koşun yeni bir şarkı çıkmış "havlıyor!" Koşun yeni bir dizi gelmiş, çocukların aklını oynatıyor başrolde.
Anneler babalar da çocukları için değil de dizi yıldızları için ağlasın dursun.

5