Türkiye siyasetinin yeni eşiği

Türkiye siyaseti, Kurban Bayramı sonrasında son yılların en hareketli ve en belirleyici dönemlerinden birine girmeye hazırlanıyor. Gündemin merkezinde ekonomi, dış politika veya terörle mücadele kadar önemli bir başka başlık daha var: Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) geleceği. Bir siyasi partinin iç meselesi gibi görülebilecek bu süreç, gerçekte Türkiye'nin siyasi dengelerini doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü son yıllarda yaşanan gelişmeler, Türk siyasetini fiilen iki büyük siyasi eksen etrafında şekillendirdi. Bir tarafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Cumhur İttifakı, diğer tarafta ise CHP'nin ağırlık merkezinde bulunduğu muhalefet bloku.

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçilmesiyle birlikte siyasi rekabetin doğası da değişti. Parlamenter sistem döneminde koalisyonlar, parti grupları ve Meclis aritmetiği daha belirleyici olurken, bugün siyasal mücadele büyük ölçüde cumhurbaşkanlığı seçimleri etrafında şekilleniyor. Bu nedenle ana muhalefet partisinde yaşanan her gelişme yalnızca parti üyelerini değil, Türkiye'nin gelecekteki siyasi rotasını da ilgilendiriyor. CHP'nin son dönemde karşı karşıya kaldığı tablo oldukça karmaşık. Partinin en güçlü cumhurbaşkanı adayı olarak görülen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalması ve tutukluluk sürecinin devam etmesi muhalefet açısından yeni bir denklem ortaya çıkardı.

Muhalefetin son yıllardaki siyasi stratejilerinin önemli bir bölümü İmamoğlu'nun oluşturduğu toplumsal destek ve seçim performansı üzerine kuruluydu. Bu nedenle yaşanan gelişmeler CHP'nin siyasi planlamasını doğrudan etkiliyor. Bu süreçte Genel Başkan Özgür Özel'in parti içindeki farklı eğilimleri dengelemeye çalıştığı görüldü. Ancak son dönemde yaşanan hukuki ve siyasi gelişmeler, özellikle kurultay tartışmaları ve 'mutlak butlan' ekseninde yürüyen değerlendirmeler, CHP içinde yeni bir güç mücadelesinin kapısını araladı.

MUHALEFETİN GELECEĞİ ŞEKİLLENECEK

Bugün gelinen noktada parti üç farklı siyasi ağırlık merkezinin etkisi altında bulunuyor. Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın kadrolar, diğer tarafta Özgür Özel yönetimi, üçüncü tarafta ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi çizgisine yakın isimler. Bu tablo, CHP'nin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği olağanüstü kurultayı sıradan bir parti kongresi olmaktan çıkarıyor.

Haberin Devamı

Kurultayın hangi şartlarda yapılacağı, delegelerin nasıl bir tercih ortaya koyacağı ve sonuçta partinin liderliğinin kimde şekilleneceği yalnızca CHP'nin değil, Türkiye'deki muhalefetin tamamının geleceğini etkileyecek. Bu nedenle CHP'nin yaşayacağı güç kaybı ya da güçlenme, doğrudan siyasi sistemin genel dengelerine de yansıyacaktır. Öte yandan Cumhur İttifakı cephesinde daha farklı bir görüntü var.