Türkiye'nin önündeki yol

Son haftalarda kitap fuarları vesilesiyle Türkiye'nin farklı şehirlerinde okurlarla buluştum. Kocaeli, Kahramanmaraş, Konya ve Samsun'daki sohbetlerimizde kitaplardan hareketle dünyanın gidişatını, savaşları, teknolojiyi ve ülkemizin geleceğini konuştuk.

Bu buluşmaları önemsiyorum. Televizyon ekranında veya gazete sütununda anlattığınız bir konunun insanların hayatında nasıl karşılık bulduğunu yüz yüze sohbetlerde daha iyi görüyorsunuz. Özellikle gençlerin soruları, Türkiye'nin önündeki meseleleri hangi başlıklar altında düşünmemiz gerektiğine dair çok şey söylüyor.

Haberin DevamıHaberin Devamı

Eğitimlerinin karşılığını alabilecekler mi Yapay zekâ, mesleklerini nasıl değiştirecek Dünyadaki savaşlar daha geniş bir alana yayılacak mı Kendi ülkelerinde güvenle bir gelecek kurabilecekler mi

Türkiye'nin önündeki riskleri ve fırsatları konuşurken bu soruları merkeze koymamız gerektiğini düşünüyorum.

Değişimin hızının arttığını görüyorum. Güç dengeleri yeniden şekillenirken ülkeler, ticareti, enerjiyi, teknolojiyi ve güvenliği birlikte değerlendiriyor.

Türkiye, bu dönüşümün etkilerini yakından hisseden bir coğrafyada. Küresel ve bölgesel gelişmeler; enerji faturamızdan ihracatımıza, turizmden vatandaşın satın alma gücüne kadar geniş bir alanı etkiliyor.

Bu nedenle dış politikayı günlük tartışmaların ötesinde, uzun vadeli bir devlet meselesi olarak ele almak zorundayız. Caydırıcılık kadar diplomatik temaslara, askerî kapasite kadar ekonomik dayanıklılığa ihtiyacımız var. Farklı taraflarla konuşabilmek, kriz zamanlarında başlı başına çok gerekli.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Türkiye açısından önemli fırsatlardan biri, bu birikimi ekonominin daha geniş alanlarına taşıyabilmek. Savunma teknolojilerinde kazanılan becerilerin sağlıkta, enerjide, ulaşımda ve sivil havacılıkta karşılık bulması, ülkenin üretim kapasitesini daha da güçlendirebilir.

Ancak teknolojik başarıyı sürdürecek olan insandır: İyi eğitim almış, araştırma yapabilen, soru sorabilen ve emeğinin karşılığını görebilen insan... Genç nüfusun bir avantaj olduğunu sık sık söylüyoruz. Fakat bu avantajın gerçekleşmesi için gençlere nitelikli eğitim, çalışma imkânı ve kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam sunmamız gerekiyor.

Haberin DevamıHaberin Devamı

Yapay zekâ, bu ihtiyacı daha da belirgin hâle getiriyor. Mesleklerin içeriği değişiyor, bazı işler otomatikleşiyor, yeni uzmanlık alanları doğuyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu dünyaya hazırlamak için eğitimde ezberin ağırlığını azaltmalı; muhakemeyi, bilimsel düşünceyi, yabancı dili ve yaratıcılığı güçlendirmeliyiz.