Türkiye'de merkez sağ nereye gitti

Türk siyasetinde bazı dönemler vardır; seçim sonuçlarından daha önemlidir. Çünkü sadece iktidarlar değişmez, siyasetin dengesi de yeniden kurulur. Bugün yaşadığımız süreç de tam olarak böyle bir döneme işaret ediyor. Yaklaşık çeyrek asırdır iktidarda bulunan AK Parti, yalnızca seçim kazanmayı başaran bir siyasi hareket olmadı. Aynı zamanda Türkiye'de uzun yıllar boyunca farklı partilere dağılmış olan merkez sağ seçmeni büyük ölçüde kendi çatısı altında topladı.

Geçmişte Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi, Demokrat Parti ve merkez sağın farklı damarlarında temsil edilen geniş toplumsal taban bugün büyük ölçüde AK Parti ekseninde siyaset yapıyor. Bu durumun doğal sonucu ise yeni kurulan merkez sağ partilerin beklenen etkiyi oluşturamaması oldu. Son örnek Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek Partisi... 2019 yılında 'muhafazakâr reformcu yeni merkez' iddiasıyla yola çıkan Gelecek Partisi'nin yaklaşık altı buçuk yıl sonra siyaset sahnesinden çekilme kararı alması Türkiye'de yeni bir merkez sağ alternatif üretmenin ne kadar güçleştiğini gösteren sembolik bir gelişmedir.

Haberin Devamı

Davutoğlu, X hesabından da paylaştığı geniş açıklamada yaşadığı derin hayal kırıklığından söz ediyor ve siyasetteki gelişmelere ilişkin önemli tespitler yapıyor. Davutoğlu yalnız değildi. Ali Babacan'ın DEVA Partisi de önemli bir iddiayla yola çıktı. Ekonomi yönetimindeki geçmişi, uluslararası itibarı ve devlet tecrübesi nedeniyle büyük beklentiler oluştu. Ancak beklenen siyasi gelişmeler yaşanmadı. Saadet Partisi ise köklü geleneğine rağmen yeni kuşak seçmene ulaşmakta zorlandı. Üç parti, farklı dönemlerde ortak siyasi çatı oluşturmayı denedi. Yeni Yol Grubu kuruldu. Ortak listeler konuşuldu. Seçim iş birlikleri tartışıldı. Ancak ortak vizyon oluşturulamadı. Türkiye'de seçmen davranışı farklı bir yöne evriliyordu. Seçmen, benzer ideolojik çizgide çok sayıda küçük parti yerine güçlü gördüğü ana aktörü tercih ediyordu.

Bugün gelinen noktada AK Parti'nin merkez sağ üzerindeki etkisinin en önemli nedeni de burada yatıyor. AK Parti yalnızca muhafazakâr seçmenin değil; liberal sağın, milliyetçi sağın, Anadolu sermayesinin ve geleneksel merkez sağ tabanın önemli bölümünün ortak adresi hâline geldi. Dolayısıyla AK Parti'den ayrılan güçlü isimler bile yeni bir siyasi çekim merkezi oluşturmakta zorlandı. Bu alternatifsizlik görüntüsünde hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bütün siyaset sahnesini domine eden gücü ve etkisinin büyük rolü var.

Haberin Devamı